ABD'nin deniz gücü altyapısında yaşanan aksaklıklar ve tecrübe kaybı, Türkiye'yi dikkat çeken bir alternatif haline getiriyor. Uzun süredir savaş gemisi tasarımı ve inşasında sorunlar yaşayan ABD, özellikle uzman personel ve tasarım kabiliyetlerini kaybetti. Bu nedenle, yeni fırkateyn projelerinde İtalya ve Fransa'nın tasarımlarına yönelmiş olsa da, kendi üretim kapasitesini geliştirmekte zorluklar yaşadığı ortaya çıkıyor. Bu durum, ABD’nin bu alandaki dış tedarik ve iş birliklerine daha fazla göz dikmesine sebep olmaktadır.
Öte yandan, Türkiye’nin denizcilik ve gemi inşa kapasitesi hızla gelişiyor. Özellikle fırkateyn ve korvet üretiminde inanılmaz bir hız ve maliyet avantajıyla dikkat çekiyor. Uzmanlar, Türkiye'nin bu alandaki tecrübesi ve düşük maliyetleriyle ABD ve diğer büyük güçler için cazip bir seçenek olabileceğini söylüyor. Ayrıca, Türkiye’nin tersanelerinin altyapısı oldukça iyi durumda olup, büyük projeleri kısa sürede tamamlayabiliyor. Bu yapıyı göz önünde bulunduran uzmanlar, Türkiye’nin ABD’nin deniz gücü projelerinde önemli bir ortak olabileceğini vurguluyor.
Uluslararası ilişkilerde güncel gelişmeler ve yaptırımlar konusuna değinen uzmanlar, Türkiye’nin bu alandaki olası iş birliğinin CAATSA yaptırımlarını aşmasını sağlayabileceğine dikkat çekiyor. Türkiye’nin önemli savunma projelerini ABD ile entegre edebileceği ve donanımların büyük bölümünün Türkiye’de inşa edilip, ABD’deki sistemlerin entegre edileceği senaryolar gündemde. Bu durum, iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri güçlendirebilir ve Türkiye’nin savunma sanayisinde yeni fırsatlar doğurabilir.