Türkiye, Gümrük Birliği güncellemesi ile önemli bir dönüm noktasını geride bıraktı ve ekonomik ilişkilerde büyük adımlar attı. Ticaret Bakanı Bolat, Avrupa Birliği ile yürütülen müzakerelerin ve Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu toplantılarının detaylarını paylaştı. Bolat, 29 alt konudan 15'inin karşılıklı uzlaşmayla çözüldüğünü ve kalanların üzerinde çalışmaların sürdüğünü vurguladı. Ayrıca, Türkiye'nin 1996’dan beri yürürlükte olan Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin, önemli bir ihtiyaç olduğunu belirtti.
Türkiye ekonomisinin son 23 yılda kaydettiği gelişmeleri anlatan Bolat, milli geliri 6 kat artırıp 1,5 trilyon dolara ulaştırdıklarını ve kişi başına düşen gelirin 5 bin 500 dolardan 17 bin 880 dolara yükseldiğini aktardı. Dış ticaret hacminin ise 820 milyar dolara çıktığını belirterek, iyi gelişmiş bir ihracat performansı sergilediklerini söyledi. Bolat, son dönemde dünyadaki dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin pozitif ayrışmaya devam ettiğine vurgu yaptı.
Bolat, Avrupa Birliği ve diğer ülkelerle imzalanan serbest ticaret anlaşmalarına da değinerek, özellikle ABD ve AB ile dengeli ticaret politikası izlediklerini ve süreçlerin ilerlediğini dile getirdi. AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği’nin 1 Ocak 1996’da yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bolat, bu anlaşmanın ülkemize getirdiği avantajlara dikkat çekti. Ayrıca, serbest ticaret anlaşmalarıyla ortaya çıkan asimetrilere karşı da dikkatli olduklarını belirtti.
Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik taleplerin AB Komisyonu tarafından kabul edilmek üzere olduğunu belirten Bolat, mevcut müzakerelerde ulaştırma, vize, gümrük uygulamaları ve yeşil mutabakat gibi birçok konunun tartışıldığını açıkladı. Ayrıca, iki hafta önce AB yetkilileriyle yapılan görüşmelerde, sınır gümrükleri ve karbon düzenlemesi gibi kritik konuları detaylandırdıklarını vurguladı. Bolat, ülkeler arasındaki diğer anlaşmaları yakından takip ettiklerini ve gümrüklerde alınan tedbirlerin devam edeceğini ifade etti.
Bakan Bolat, AB ile ilişkilerde özel sektörün de yanında olduğunu belirterek, AB’den gelen yabancı yatırımların artışına dikkat çekti. 2002’den sonra gelen uluslararası yatırımların 287 milyar dolara ulaştığını ve bunların yüzde 65’inin Avrupa ülkelerinden olduğunu sözlerine ekledi. Ayrıca, ekonomi ve ihracat alanında başarılarını sürdüren Türkiye’nin, küresel pazarlarda güçlü konumunu korumaya devam ettiğini belirtti.
Son olarak, Bolat, temkinli ve iyimser olunması gerektiğine vurgu yaparak, paniğe kapılmadan, ihracat ve yatırım hedeflerine odaklanmayı önerdi. Türkiye’nin 2025’e kadar küresel ticarette payını artıracağını ve Türk ürünlerinin dünya çapında marka olma yolunda ilerlediğini belirtti. Ayrıca, turizm, müteahhitlik ve sağlık gibi hizmet sektörlerindeki başarıların ve sağlanan yeni desteklerin altını çizdi. Bakan, Türkiye'nin dış ekonomik ilişkilerini güçlendirmek amacıyla yürüttükleri çalışmalara devam edeceklerini sözlerine ekledi.