Türkiye-AB Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, ekonomik ve stratejik açıdan kaçınılmaz hale gelmiştir. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni gelişmeleri ve güncellenen sürecin önemini anlattı. Bolat, 2014 yılında gündeme gelen bu ihtiyacın, iki taraf için de ekonomik rekabet ve dijital dönüşüm alanlarındaki gelişmelerle daha da kritik hale geldiğine vurgu yaptı.
Gümrük Birliği'nin 1995'ten bu yana Türkiye ekonomisini güçlendirdiğini belirten Bolat, özellikle ihracat ve sanayi altyapısındaki gelişmelere dikkat çekti. Son 30 yılda ikili ticaret hacminin 8 kat artış gösterdiğini ve ihracatın ileri teknolojili ürünlerin payının arttığını ifade etti. Ancak, mevcut sistemin küresel ekonominin güncel dinamikleri ve yeni büyüme alanlarını kapsamadığına dikkat çekti. Hizmetler, dijital ekonomi ve tarım gibi sektörlerde sınırlı entegrasyonun, potansiyelin altında kalmasına yol açtığını sözlerine ekledi.
Bolat, AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları ve karar alma süreçlerine Türkiye'nin katılımındaki yapısal sorunlara da değindi. Ulaştırma ve serbest dolaşım konularındaki beklentilerin önemine vurgu yaparak, Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin Avrupa değer zincirlerinin devamı ve dayanıklılığı için stratejik bir adım olduğunu belirtti. Ayrıca, son yıllarda avantajlı olan karşılıklı ticaret ilişkilerimizin, 2025'e kadar dengeli ve sürdürülebilir biçimde artacağına inanıyoruz. Bolat, ihracatın AB pazarında önemli bir payını koruduğunu ve Türkiye'nin yatırımlarındaki artışın da bu entegrasyona dayandığını sözlerine ekledi.
AB ile genişleyen serbest ticaret anlaşmaları ve yeni pazar stratejileri, Türkiye'nin küresel ticaretteki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Hindistan’la yapılan anlaşmanın, AB’ye ihracatı artırmak yerine pazarı çeşitlendirmeye katkı sağlayacağını söyleyen Bolat, ürün menşe kurallarının ve tarifelerin rekabet avantajlarını koruma noktasında önemine işaret etti. Ayrıca, teknik düzenlemeler ve standartlara uyumun, Türkiye’nin Avrupa ile rekabette üstünlük elde etmesini desteklediğine vurgu yaptı. Bolat, Hindistan menşe ürünlerinin ithalatında olası risklere karşı tedbirlerin alınacağını ve ülkemize yönelik herhangi bir olumsuz gelişmenin yakından takip edildiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’nin AB ile Hindistan arasında yapılan anlaşmaların, ülkenin pazar payını olumsuz etkilemeyeceğini sözlerine ekledi.