Türk futbolunun önemli ismi Ömer Erdoğan, Avrupa’daki Türk teknik direktörlerin durumu ve milli takımın geleceği hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı. Ünlü teknik direktör Ömer Erdoğan, D-Smart’ta yayınlanan “Haftanın Konuğu” programında kariyer yolculuğunu ve futbol dünyasındaki son gelişmeleri anlattı. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlüğe başlaması sürecini anlatan Erdoğan, Ertuğrul Sağlam’ın yanında yardımcı antrenörlük yapmaktan kendi yolunu çizmeye kadar uzanan süreci detaylandırdı. Lisanslarını tamamlayıp Almanya’daki takımları ziyaret etmesiyle futbol kariyerini inşa ettiğini belirten Erdoğan, “Genç takımlarda kaptanlık yaptım, Bursaspor’da kaptanlık da bulunarak liderlik vasfımı ortaya koydum. Futbolu bıraktığımda teknik direktör olmayı hayal ediyordum,” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Türk teknik direktörlerin yurt dışında pek fazla şans bulmamasına dikkat çekerek, “Türk teknik adamlar yurt dışında çok görev alamadığı için kulüplerin bakış açıları tedirgin. Arda Turan’ın Shakhtar Donetsk’teki başarısı, ‘Türk teknik adamlar da Avrupa’da takım çalıştırabilir’ mesajı veriyor. Türk futbolcuların sayısı arttıkça, Avrupa kulüplerinin Türk futboluna bakışı da değişiyor. Son dönemde gözle görülür bir ilerleme var; Samsunspor’un başarısı ve Şampiyonlar Ligi’ndeki gururumuz Galatasaray önemli örnekler. Avrupa’da iyi sonuçlar alarak Türk futbolunun markasını güçlendirmeliyiz,” dedi.
Milli Takım hakikinde keyif aldığını belirten Erdoğan, “Dışarıdan izlerken milli takımın performansından memnunum. İspanya’yı bir numara görüyorum ve EURO 2024’te Gürcistan maçlarını da beğeniyorum. Bu takım Dünya Kupası’na gitmeyi hak ediyor. Dışarıdan izlerken gerçekten keyif alıyorum, umarım güzel sonuçlar alırız,” ifadelerine yer verdi.
Bahis olaylarına değinen Erdoğan, “Futbol çok büyük ve karmaşık bir sektör. Bahse olan ilginin yüksek olduğunu biliyorum. Şu an yargı süreci devam ediyor, sonuçlarına göre hareket edeceğiz. Bu olaylar futbolu olumsuz etkiledi ama temiz bir başlangıç yapma fırsatımız da var. İnsanlarımız bahis olayına alışmadı, ama çoğu futbolcu bile bu konuda bilgi sahibi değil,” dedi.
Bursaspor’un zor günlerindeki durumu değerlendiren Erdoğan, “2010 yılındaki şampiyonluktan sonra düşüşlere şahit olduk. Bursaspor her zaman Süper Lig’de kalması gereken bir kulüptür. Tribünlerin dolu olması, seyir zevkini artırır ve Türk futbolunun kalitesini gösterir. Geçmişte yaşanan kötü yönetimlerin faturası ağır olmuştur. Bulgaristan maçında tribünleri gördük, gerçekten muhteşemdi ve desteğimiz devam etmeli,” dedi. Ayrıca, Kocaelispor ve yönetimini de tebrik eden Erdoğan, “Seyirci desteği ve yönetimin doğru kararlarıyla takımlar yeniden ayağa kalkar,” ifadelerini kullandı.
Türk futbolunun ekonomik açıdan büyük takımlar ile Anadolu kulüpleri arasındaki farkı da vurgulayan Erdoğan, “Galatasaray ve Fenerbahçe, ekonomik açıdan diğer kulüplerin arkasında büyük farklar oluşturdu. Şampiyonluklar ve başarılar bizi motive ediyor, ama birlik ve güçlü yönetimle eski günlerimize dönmeliyiz,” dedi.
Yorumculuk ve gelecek planları hakkında ise Erdoğan, “Saha içi ve yorumculuk aynı anda yürütmek zor, ama kendimi geliştirmeyi istiyorum. Şu an boş zamanlarımı oyuncu ve antrenman izleyerek değerlendiriyorum. Bazı teklifleri reddettim çünkü doğru yerlerde olmak istiyorum. Gelişime ve katkı sağlayabileceğim projelere odaklanıyorum,” şeklinde açıklamalar yaptı.