Türk siyasetinin önemli figürlerinden Hüsamettin Cindoruk, 92 yaşında hayatını kaybetti. Dün İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede vefat eden Cindoruk, siyasetin en kritik dönemlerinde demokrasi mücadelesinin ön saflarında yer aldı. Politik çizgisini “sağın solundayım” diyerek ifade eden Cindoruk, hem siyaset hem de devlet hayatında önemli roller üstlendi.
Siyasi kariyeri boyunca çeşitli önemli görevleri üstlenen Cindoruk, TBMM Başkanı, milletvekili ve genel başkanlık gibi makamları başarıyla yürüttü. Aynı zamanda mizahı ve nüktedan kişiliğiyle de tanınıyor, gündelik yaşamda da sevilen bir figürdü. 8 Haziran 1933'te İzmir’de doğan Cindoruk, siyasete Demokrat Parti gençlik kollarında başladı ve 1958’de Hürriyet Partisi’nin kurucu kadrosunda yer aldı.
Deneyimli siyasetçi, 27 Mayıs 1960 Darbesi sonrasında Yassıada yargılamalarında avukatlık yaparken, yargılama sürecine tanıklık edip önemli bir hukukçu duruşu sergiledi. Mahpusluk dönemleri sonrası Adalet Partisi ve Demokratik Partide aktif rol alan Cindoruk, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra siyasi hayatına ara verdi. 1983’te Büyük Türkiye Partisi’ni kurduysa da, parti kısa süre sonra kapatıldı.
14 Mayıs 1985’te Doğru Yol Partisi’nin genel başkanı olarak siyasi hayatına devam etti. Asli görevi Demirel’in emanetçisi olmak olsa da, 1991’de TBMM başkanı seçildi ve 1993’te Cumhurbaşkanı vekili olarak görev yaptı. DYP’den ayrılıp Demokrat Türkiye Partisi’ni kurduktan sonra çeşitli hükümetlerde koalisyon ortaklığı yaptı, ancak hükümette aktif rol almadı. 2009’da yeniden siyasi liderliğe dönen Cindoruk, partisini genel başkan olarak yönetti.
Siyasi kariyerinde başarılarının yanı sıra, yassıada mahkemeleri ve Ergenekon davasında avukatlık yapan Cindoruk, hukukun ve demokrasinin savunucusu olarak anıldı. Siyaset dünyasından gelen taziye mesajları, onun etkili ve saygın bir lider olduğunu gösterdi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve CHP Lideri Özgür Özel, Cindoruk’a olan saygılarını ve vefatını büyük bir üzüntüyle dile getirdiler.