ABD'de göçmenlik sistemindeki adalet arayışında önemli bir gelişme yaşandı. Massachusetts eyaletinde Tufts Üniversitesi'nde doktora eğitimi alan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk, 25 Mart 2025 akşamı arkadaşlarıyla iftar yaparken yüzleri maskeli 6 ICE görevlisi tarafından gözaltına alınmıştı. Ancak, devam eden hukuki süreç sonunda federal mahkeme, Öztürk'ün sınır dışı edilmesine yönelik işlemleri sona erdirdi.
Öztürk'ün avukatları, göçmenlik yargıcının, İç Güvenlik Bakanlığı'nın sınır dışı edilebilirlik iddiasını kanıtlayamadığını belirten belgeleri mahkemeye sundu. Mahkeme, bu bulguyla Öztürk'ün sınır dışı edilmesine ilişkin süreci sonlandırdı. Anlamlı bu karar, adalete olan inancı güçlendirdi ve Öztürk'ün yaşadıklarının geri alınamayacağını vurguladı.
Öztürk, Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Bugün, adalet sisteminin tüm kusurlarına rağmen, davamın ABD hükümeti tarafından haksızlığa uğrayan diğer kişilere umut verebileceğini bilerek derin bir nefes alıyorum" dedi. Kendisi ve birçok kişinin bu sorunları deneyimlediğini belirten Öztürk, kararın "sonunda da olsa adaletin yerini bulabildiğini" gösterdiğine dikkat çekti.
İşte bu önemli gelişmeyle birlikte, göçmenlik sisteminin reform ihtiyacı bir kez daha gündeme gelirken, Öztürk'ün avukatı Mahsa Khanbabai, "Başkan Donald Trump yönetimi, Rümeysa gibi akademisyenleri hedef almak için göçmenlik sistemini silah haline getirdi" diyerek tepkisini dile getirdi. Ayrıca, senatör Ed Markey, kararı memnuniyetle karşılamasına rağmen, davanın başından itibaren "temelsiz" olduğunu savundu.
Olayın detaylarına göre, Massachusetts'te doktora yapan Rümeysa Öztürk, 25 Mart 2025 akşamı arkadaşlarıyla birlikte iftar yaparken yüzleri maskeli ICE görevlileri tarafından gözaltına alınmıştı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Öztürk'ün öğrenci vizesinin iptal edildiğini ve sınır dışı edileceğini duyurmuştu. Mahkeme ise, Öztürk'ün sınır dışı edilmesini engelledi ve ailesinin, okulun ve hukukun üstünlüğü işledi.