Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği anlaşması, ülkenin karşılaştığı asimetrik gümrük vergileri ve karar alma mekanizmalarındaki sorunlar nedeniyle güncellemeye ihtiyaç duyuyor.30 yıldır devam eden bu anlaşma, esasen Türkiye'nin AB pazarına erişimini kolaylaştırırken, üçüncü ülkelerle yapılan Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) ve AB'nin Hindistan ile imzaladığı büyük çaplı STA, Türkiye üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. AB ile Hindistan arasındaki anlaşma, yaklaşık 2 milyar kişilik serbest ticaret bölgesi oluşturmayı amaçlarken, Hindistan otomobillerden kimyasal ürünlere kadar pek çok kalemde vergi indirimleri sağlayacak. Bu durum, Türkiye'nin en büyük avantajlarından olan yakın coğrafya ve yüksek kalite avantajlarını azaltabilir, tekstil, çelik ve otomotiv sanayilerinde pazar payını kaybetme riskini doğuruyor.
Türkiye, AB tarafında yaşanan güncelleme ve modernizasyon talebiyle, ticari mevzuat, tarım ve hizmetler alanındaki kuralların yeniden ele alınmasını istiyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, GB anlaşmasının modernizasyonuna ilişkin taleplerini sık sık dile getiriyor. Türkiye, anlaşmanın güncellenerek daha adil hale gelmesini, ayrıca üçüncü ülkelerle imzalanan serbest ticaret anlaşmalarına doğrudan katılım imkanının sağlanmasını talep ediyor. Bu gelişmeler, lojistik maliyetlerini düşürerek, Türk ihracatını güçlendirmeyi hedefliyor. Ancak, mevcut durum nedeniyle Türk ürünleri taşıyan kamyonlar ve ürünlere getirilen kotalar, rekabet gücünü olumsuz etkiliyor.
Anlaşmazlıklar ve ekonomik gelişmeler, Türkiye’nin AB ile ilişkilerini yeniden şekillendirmeye yöneliyor. Bu süreçte, Türkiye’nin yeni anlaşmalara uyum sağlama ve pazar payını koruma konusunda attığı adımlar, ekonomide önemli bir rol oynayacak.