Yunanistan, Türk savunma sanayisini yakından izlemeye devam ediyor. Yunan basınına göre, dronların savaşlarda belirleyici rol oynamasıyla birlikte, dron üretiminde uzmanlaşmış Türk şirketi Baykar’ın Avrupa’ya genişlemesi, Atina açısından özellikle endişe verici hale geliyor.
To Vima’nın haberinde, Baykar’ın 2024 yılında İtalyan Piaggio Aerospace şirketini satın alması ve 2025 yılında Leonardo şirketiyle iş birliği kurması dikkat çekiyor. Haberde, 'Baykar’ın yükselen Türk askeri-endüstriyel kompleksinin önemli bir sütunu olduğu göz önüne alındığında, Türkiye bu şekilde Avrupa hava savunmasına kararlı biçimde nüfuz etmektedir' ifadeleri yer aldı.
NATO içindeki duruma da değinilen haberde, 'Her halükarda NATO içinde açık bir İtalyan-Türk ekseni oluşmuştur ve Türkiye bu şekilde Avrupa Birliği ülkelerinin tedarik zincirlerini şekillendirmektedir. Ayrıca, 2019 yılında F-35 programından dışlanmasının etkisini de bu yolla dengelemektedir. Türkiye, Avrupa havacılık pazarına erişim kazanmış olup ABI’nin SAFE programına katılım talebinde de bulunmaktadır' denildi.
‘Geleceğin ve geçmişin buluşması’ olarak da tanımlanan haberde, Piaggio Aerospace’in 1915’ten beri faaliyet gösteren en eski uçak üreticilerinden biri olduğu vurgulandı; 1884 kurulu Rinaldo Piaggio S.p.A. ile başlayan bu ortaklık, Baykar’ın insansız hava araçları uzmanlığıyla birleşerek Avrupa ve Amerikan pazarında önemli bir yer ediniyor.
Habere göre, Baykar’ın Piaggio Aerospace’i satın alması, İtalyan Leonardo şirketiyle yapılan stratejik iş birlikleriyle de paralel ilerliyor. Bu iş birliği, savaş ve gözetleme dronlarının ortak üretimiyle birlikte yapay zeka entegrasyonunu içeriyor. Baykar’ın TB2, Akıncı ve Kızılelma gibi insansız sistemleri, Leonardo’nun ise başlık üretimiyle katkı sağlıyor.
Baykar’ın dronlarının Ukrayna savaşında gösterdiği üstünlük, haberde özellikle vurgulandı. Ayrıca, K2 dronlarının, ekonomik gücü sınırlı ülkeler için cazip ve caydırıcı bir seçenek olduğu da belirtildi.
Türkiye’nin aynı anda birçok sahada varlık gösterip Avrupa savunmasının şekillenmesine katkıda bulunması, Yunanistan’da endişe yaratmaya devam ediyor. Yunan basını, bu gelişmeyi tehlikeli bir 'Truva Atı' girişimi olarak değerlendiriyor.