Türkiye’nin güvenliği ve milli birlik direnişi büyük bir sınavdan geçiyor.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yazılı açıklamasında, terörle mücadelede yeni bir döneme girilirken, provokasyon ve saldırıların da arttığı vurgulandı. Barış ve huzura ulaşmak adına alınan tedbirler ve stratejilerin güvenlik tehditleriyle karşı karşıya olduğu anlatılıyor. Yılmadan ve yılmadan yoluna devam edeceğiz mesajı paylaşılırken, bölge ve ülke güvenliği için kritik uyarılar yapıldı.
Özellikle Nusaybin’de gerçekleştirilen sınır ihlali ve Türk bayrağına yönelik saldırılar, provokasyonların boyutunu gözler önüne serdi. DEM Parti'nin ve temsilcilerinin yapmış olduğu açıklamalar, tansiyonun yükseldiğine işaret ediyor. DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın söylemlerinin, gerilimi artıran ve istenmeyen sonuçlara yol açabilecek ifadeler içerdiği dikkat çekiyor. Bu gelişmelerin milletimiz ve ülkemiz açısından ciddi endişeleri beraberinde getirdiği vurgulanıyor.
Türk bayrağı milletimizin bağımsızlık ve milli birlik simgesidir. İnsanların bu kutsal emanet üzerine hareket edilmesine müsaade edilmemeli ve sorumlular en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Güvenlik güçleri ve istihbarat birimleri, bu saldırıların arkasındaki güçleri acil tespit edip, gerekli önlemleri almak zorundadır. Provokasyonlara karşı soğukkanlı ve kararlı durmak sadece milletimizin değil, devletimizin de görevidir. Terör ve ayrımcılığa karşı birlik ve beraberlikle mücadele edilmesi, geleceğin güvence altına alınması açısından vazgeçilmezdir.
Son olarak, terör örgütleri ve onları destekleyen güçler, Türkiye'nin gelişmesini ve birliğini bozmaya çalışıyor. SDG ve YPG gibi terör örgütleri, Kürt kardeşlerimizi temsil etmeksizin, bölgedeki karanlık odakların uzantılarıdır. Türkiye, yeni bir döneme girerken, milli değerlerimize ve bağımsızlığımıza sahip çıkmayı sürdürecek. Milletçe birlik ve dirliğimizi güçlendirmeli, provokasyonlara karşı uyanık olmalıyız.