Sanal medya dünyasında artan şiddet ve riskli içeriklerin önüne geçmekte güçlük yaşanıyor.Türkiye’de 2024 ve 2025 yıllarında dijital medya yatırımları toplam 358 milyar TL’ye ulaşırken, yabancı platformlar ciddi gelirler elde ediyor. Meta ve Google gibi devler, kâr amacıyla kullanıcı ilgisini artırmak amacıyla şiddet ve öfke içeriklerine algoritmalarla izin veriyor. Bu durumun neticesinde hem yetişkinler hem de çocuklar psikolojik etkiler yaşıyor. Türkiye’de internet ve sosyal medya kullanım oranları rekor seviyelere ulaşmış durumda. Günlük ortalama ekran süresi 7 saat 13 dakikaya çıkarken, sosyal medya platformlarında geçirilen süre 4 saat 4 dakika ile uzunluğu Avrupa’nın zirvesinde.
Öte yandan, büyük platformlar hukuki sorunlarla da karşı karşıya. Meta 2025’te 60 milyar doların üzerinde kâr elde ederken, Google ve TikTok da milyarlarca dolarlık gelirleriyle rekabette özgünlük arıyor. ABD’de mahkemeler, kullanıcı bağımlılığı ve çocuk güvenliği konularında büyük cezalar ve tazminatlar kararlaştırdı. Şirketler, kullanıcıların güvenliğini sağlamak için “50’den fazla güvenlik ayarı” sunduğunu iddia etse de, algoritmaların ‘’kara kutu’’ yapısı bu önlemlerinin etkisini azaltıyor. Algoritmaların öfke ve şiddet içeriklerini teşvik ettiği, çocukları radikalleştirdiği ve bilgi kirliliğine zemin hazırladığı uzmanlar tarafından biliniyor.
Türkiye’deki sosyal medya kullanıcı sayısı da oldukça yüksek. Instagram 62.3 milyon, YouTube 57.9 milyon, TikTok ise 44.9 milyon aktif kullanıcıyla öne çıkıyor. Mobil oyun sektöründe ise %85 oranında şiddet içerikli videolar öne çıkarken, gençleri olumsuz etkileyen içeriklerin algoritmalar aracılığıyla önerildiği görülüyor. Ayrıca, Fransız yargısı, sosyal medya platformu X sahibi Elon Musk’ı çocuk istismarı ve cinsel içerikli içerik suçlamasıyla ifadeye çağırdı. Bu gelişmeler, dijital platformların hukuki ve etik sorumluluklarını yeniden gündeme getiriyor.