ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Orta Doğu’da yaşanan gerilim, küresel enerji ve gıda piyasalarını olumsuz etkiliyor.Orta Doğu’daki savaş ve misillemeler, Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik riskleriyle birlikte enerji ve tarım emtia fiyatlarını yükseltmeye devam ediyor. Bu durum, dünya genelinde tedarik zincirlerinde aksamalar ve maliyet artışlarına yol açarken, üreticilerin yeni ürün rotasyonları üzerinde de etkili oluyor. Özellikle yüksek nitrojen gübresinin maliyetlerinin artması, birçok çiftçinin ekim tercihini değiştirmesine neden oluyor. Uzmanlar, ABD’de mısır alanlarının daralmasını ve soya fasulyesine yönelimi bekliyor.
Savaşın ortasında tarım emtia piyasalarının göstergeleri yükselmeye devam ediyor. Uluslararası endeksler, savaş sürecinde yaklaşık %4,1’lik bir artış kaydetti. Bu artışta buğday, mısır ve soya fiyatlarındaki hareketler belirleyici oldu. Aynı dönemde, Chicago Ticaret Borsası’nda buğday ve mısır fiyatları sırasıyla yüzde 2,3 ve yüzde 4,1 oranında artarken, pirinç ve şeker diğer emtialarda değer kazandı. Kakaoda ise fiyatlar %11,9 yükseldi. Bu gelişmeler, tarımsal üretim maliyetlerinin artarak, orta vadede daha kalıcı enflasyon baskılarına yol açabileceğinin sinyallerini veriyor.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma risklerinin özellikle azot ve fosfat bazlı gübrelerin arzını durma noktasına getirebileceğine dikkat çekiyor. TÜRKİYE ve Orta Doğu bölgesinin bu tedarik zincirine olan bağımlılığı, küresel rekolte tahminlerini olumsuz etkileyebilir. Gıda fiyatlarında %40-50 arası artışlar beklenirken, Körfez ülkelerindeki yaklaşık 100 milyon insan, tedarik krizine karşı dikkatli olmalı. Uzmanlar, bölgedeki gümrük ve sevkiyat risklerinin, gıda güvenliğini daha da tehdit ettiğine vurgu yapıyor.