Yeni Delhi'de imzalanan bu anlaşma, küresel ekonomiye yön verecek önemli bir gelişmedir. 16. Avrupa Birliği-Hindistan Zirvesi'nde duyurulan ve küresel üretimin yaklaşık dörtte birini kapsayan bu anlaşma, dünya ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği dönemde 'tarihi bir adım' olarak nitelendirildi. Anlaşma, özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın yüksek tarifeleri ve Çin'in baskın tedarik zinciri konumuna karşı stratejik bir hamle olarak kabul ediliyor.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, bu anlaşmanın ülkesinde ve Avrupa'da yaklaşık 2 milyar kişi için büyük fırsatlar sunduğunu belirterek, 'Bu sadece bir ticaret anlaşması değil, ortak refah için yeni bir yol haritasıdır.' dedi. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise, anlaşmanın kurallara dayalı işbirliğinin etkisini vurgulayarak, dünyanın demokrasi güçlerinin ortaklığıyla yeni bir döneme giriş yapıldığını ifade etti. Avrupa ve Hindistan, toplam 2 milyar kişi için yeni bir serbest ticaret alanı kurmayı hedefliyor.
Anlaşma kapsamında AB menşeli malların %96,6’sında gümrük vergilerinin ya tamamen kaldırılacağı ya da sembolik seviyelere çekileceği belirtildi. Bu düzenlemenin, AB'nin Hindistan’a ihracatını 2032’ye kadar iki katına çıkarması ve yıllık yaklaşık 4 milyar avro tasarruf sağlaması öngörülüyor. Otomotiv sektöründe, Hindistan'daki yüzde 110’luk vergi kademeli olarak yüzde 10’a düşürülürken, Alman otomobil üreticilerinin pazar payını artırması bekleniyor. Ayrıca makine ve kimyasallarda yüksek vergi oranları büyük ölçüde azaltılacak ve gıda vergileri önemli ölçüde düşürülecek. Tarım alanında ise, sığır eti, tavuk, pirinç ve şeker gibi ürünler anlaşmanın dışında tutuluyor.
Bir diğer önemli nokta ise, 'mobilite çerçeve anlaşması' ile Avrupa’da iş gücü açığını kapatmaya yönelik adımlar. Hintli uzmanların Avrupa’ya göçü kolaylaştırılırken, vize süreçleri hızlandırılacak ve bürokrasi azaltılacak. Bu gelişmelerin, her iki tarafın GSYH’sini yıllık yüzde 0,13 oranında artırması ve önümüzdeki yıllarda toplam ticaret hacminde önemli bir sıçrama hedefleniyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için yaklaşık 5-6 ay içinde yasal süreçlerin tamamlanması ve Avrupa Parlamentosu onayının alınması planlanırken, 2026 yılı sonuna kadar tam kapsamlı uygulama hedefleniyor. Ayrıca, zirvede AB ve Hindistan arasında yeni bir güvenlik ve savunma ortaklığı kurulması kararlaştırıldı ve Çin’in 'Kuşak ve Yol' girişimine alternatif altyapı projeleri hızlandırılacak.
Her ne kadar kapsamlı tarifelerin azaltılması hedeflenmiş olsa da, uzun müzakereler ve jeopolitik baskılar anlaşmanın sınırlı liberizasyonla sonuçlanmasına neden oldu. ABD'nin baskısı ve siyasi gelişmeler, 2007’den bu yana süren ve 2023’e uzanan müzakerelerin sonunda ortak noktada buluşmasını sağladı. Bu anlaşmanın, küresel tedarik zincirlerinde Çin’e alternatif oluşturmayı da amaçladığı düşünülüyor, ve anlaşmanın detayları önümüzdeki yıllarda ekonomik dengeleri etkilemeye devam edecek.