YPG/SDG, Suriye'nin doğusu ve kuzeydoğusunda büyük ölçüde kontrolü elinde tutuyor ve enerji ile su kaynaklarına saldırılarla bölgedeki nüfuzunu pekiştiriyor. Halep'in doğusundaki Fırat Nehri üzerindeki barajlar ve su istasyonları örgütün kontrolünde bulunuyor. Bu durum, bölgedeki su ve enerji güvenliğini tehdit ederken, Suriye hükümeti ve halkını zor durumda bırakıyor.
Örgüt, 10 Ocak'ta Halep'in doğusunda Kafse ve Meskene arasında, El-Babiri Su İstasyonu'ndan su pompalama faaliyetlerini durdurdu. Suriye Enerji Bakanlığı, bu istasyonun bölgedeki en önemli su kaynağı olduğunu ve kesintinin halkın yaşamını olumsuz etkilediğini açıkladı. Ancak tepkiler üzerine örgüt, su istasyonunu yeniden devreye soktu. Halep Su İşleri Genel Müdürü Muhammet Cemal Diban, suyun büyük oranda El-Babiri ve Kafse'den karşılandığını belirtti ve altyapı çalışmalarının önemi üzerinde durdu.
Uzmanlar, örgütün bu su ve enerji hamlelerini 'savaş suçu' kapsamında değerlendiriyor ve uluslararası toplumun dikkatini çekiyor. Ömer Özkizilcik, örgütün toplumu cezalandırma politikası güttüğünü ve nüfusun büyük bölümünün etkilenmesine neden olduğunu vurguluyor. Ayrıca, bölgedeki konumunu güçlendirmek ve müzakerelerde avantaj sağlamak için Fırat Nehri üzerindeki hakimiyetini kullanmaya çalıştığını belirtiyor.
Öte yandan, Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) uzmanları, YPG/SDG'nin Beşşar Esad rejimiyle yaşadığı gerilimin, stratejik hamlelerine yön verdiğini söylüyor. Halep'te yaşanan çatışmalar ve bölgedeki kayıplar örgütün konumunu zayıflatırken, su ve enerji kaynakları üzerindeki kontrolünü bir koz olarak kullanmaya devam ediyor. Bu denge, bölgedeki güç mücadelesini ve başka operasyonların planlanmasını tetikliyor.