Suriye'de 2011 yılındaki iç savaşın en kanlı olaylarından olan Dera katliamıyla ilgili yargı süreci başladı.Başkent Şam'daki Adalet Sarayı'nda gerçekleşen duruşmada, eski siyasi güvenlik şefi Atıf Necip tutuklu bulunduğu mahkemeye çıktı. Duruşmayı yöneten hakimler, sanıkların isimlerini sıralarken, önemli bir detay ise Suriye'de rejimden ayrılan ilk hakim Fahrettin el-Aryan'ın duruşmaya başkanlık etmesi oldu. El-Aryan, Esad rejimine karşı muhalefette yer aldığını açıkladı ve duruşma sırasında sanıklar Beşar Hafız Esad ile Atıf Necip'in isimleriyle duruşmayı başlattı. Dera olaylarının ardından ailesi haklılıklarını dile getirerek mahkeme salonuna akın etmiş ve Mahkeme avukatları, uluslararası basın ve yerel haber ajansları da duruşmayı takip etti. Bu dava, insan hakları açısından da büyük önem taşıyor ve önümüzdeki duruşmanın 10 Mayıs'ta gerçekleşeceği açıklandı.
2011 Mart ayında, Beşar Esad karşıtı protestoların başlamasının ardından, Dera'da 15 öğrenci tutuklanmıştı. Bu tutuklamalar, hükümet aleyhinde sloganlar yazmanın ardından gerçekleşmiş ve halkın tepkisi ve gösterileri sonucu şiddetli karşılıklar alınmıştı. O dönemde ölümlerin ardından, Dera halkı Atıf Necip'in sorumluluğunu dile getirerek onun idam edilmesini talep etmiş ve Necip, görevden alınmıştı. Olayların ardından, hükümetin baskıları ve tutuklamalar devam etmiş, bu süreçte birçok kişi hayatını kaybetmişti. Bu gelişmeler, Suriye’deki iç savaşın ilk kıvılcımları olarak kabul ediliyor.
Fahrettin el-Aryan ise 1988 yılında Halep Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuş, reformcu bir hukukçu olarak tanınıyor. Suriye’de devrim başlamadan önce İdlib İstinaf Mahkemesi’nde danışmanlık yaparken, rejimden kopuşu sonrası muhalefete katıldı ve bu durumu nedeniyle idam edildi. Malvarlığına el konularak çeşitli taşınmazlarını satışa çıkan el-Aryan, Esad rejimi devrildikten sonra yeniden göreve dönmüş ve 2025 yılında Adalet Bakanlığı tarafından alınan görevden alma kararlarını iptal ettirmiştir. 2026 yılı Ocak ayından itibaren Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yapmaktadır. Bu duruşma, hem Suriye adaleti için hem de insan hakları açısından kritik önemi taşımaktadır.