Sivrisinekler, insanların fark edilmekten uzak kalabilen kokularını ve karbondioksitini algılayarak hedef seçiyor. AFP’ye konuşan uzmanlar, dişi sivrisineklerin vücut kokularını ve nefes alış veriş sonucunda salınan karbondioksiti ilk sinyal olarak kullandığını belirtiyor. Özellikle vücut sıcaklığı ve nem oranı yüksek olan kişiler, sivrisinekler tarafından daha çekici bulunuyor. Fransa’daki Kalkınma Araştırma Enstitüsü’nden Frederic Simard, sivrisineklerin bu sinyalleri hassas reseptörleriyle algıladığını ifade etti. İsveçli bilim insanı Rickard Ignell ise, karbondioksitin sivrisinekleri en çok çeken unsur olduğunu vurguladı. Ayrıca yapılan araştırmalar, fazla sebum üreten kadınların sivrisinekler tarafından daha çok ısırıldığını ortaya koydu.
Uzmanlar, yaz aylarında sivrisineklerle mücadelede, bol giyinmek, cibinlik kullanmak ve sivrisinek kovucu ürünler tercih etmek gerektiğini öneriyor. Ayrıca hafif yiyecekler tüketmek ve alkolü ölçülü kullanmak sivrisineklerin ilgisini azaltabilir. Bilim insanları ise, sivrisineklerle mücadelede ilaçlamayı sürdürüyor ve genetik çalışmalarla yeni çözümler üzerinde çalışıyor. Sivrisineklerin, ölümcül hastalıklar taşıyan türleri ise halen ciddi bir halk sağlığı sorunu oluşturmaya devam ediyor.
İlginç bir şekilde, sivrisineklerin kan grubumuzla ilgisi olmadığı, tercihlerin genetik faktörlere bağlı olmadığı ortaya çıktı. Fransız uzman Simard, kan grubu ve cilt rengi gibi unsurların sivrisinek tarafından seçilmediğini belirtti. Bira tüketenlerin ise, vücut ısısının artması ve nefesle çıkan karbondioksitin yükselmesine bağlı olarak sivrisinekleri daha fazla çektiği biliniyor. Ayrıca, sıtma ve Zika gibi ciddi hastalıkların yayılmasında sivrisineklerin önemli rolü bulunuyor. 3 bin 500 tür arasında sadece 100 dişi sivrisinek türü insanları ısırıyor ve enfekte edici proteini sağlıyor. Küresel ısınma, özellikle chikungunya virüsünün yeni bölgelere yayılmasına neden oluyor.