Türkiye'nin savunma sanayisi, niceliksel büyümenin ötesinde niteliksel bir dönüşüm yaşıyor. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, güçlü bir savunma alanının barışı tehdit etmediğini, aksine onun temelini güçlendirdiğini belirtti. Görgün, uluslararası arenada Türk savunma sanayinin gücünün artmasıyla bölgesel ve küresel istikrara katkılarının sürdüğünü ifade etti.
Görgün, etkinlikte yaptığı açıklamada, bilgi ve teknolojinin savaşın ayrılmaz bir parçası olduğunu ve savunma sanayisi ile stratejik iletişimin iç içe olduğunu söyledi. Sadece askeri doktrinlerin değil, endüstriyel kapasitenin de savaşı belirlediğine dikkat çeken Görgün, gelişen teknolojilerin sahadaki başarıyı nasıl etkilediğine vurgu yaptı. İnsansız sistemler ve yapay zekanın, muharebe sahasının sınırlarını yeniden çizdiğini ve Türkiye’nin İHA ile SİHA platformlarının bu alanda öncü olduğunu belirtti.
Türkiye’nin savunma sanayisindeki dönüşümünün, niceliksel değil, niteliksel ve yapısal bir evrim olduğunu dile getiren Görgün, yerlilik oranının yüzde 20’den yüzde 80’in üzerine çıktığını, bunun stratejik bağımsızlığa ulaşma yolunda önemli bir adım olduğunu vurguladı. Ülkenin savunma ve havacılık ekosisteminde 4 binden fazla şirket ve 100 binden fazla istihdam olduğunu, 2025 yılına kadar 185 ülkeye ihracat hedeflerine doğru ilerlediklerini ekledi. Bu başarıların, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve vizyonu sayesinde gerçekleştiğine değindi.
Görgün, küresel savunma güç haritasında Türkiye’nin yükselen bir aktör olarak tanındığını ifade etti. 2035’e kadar savaş alanında etkin olan ve endüstriyel gücünü operasyonel pakete dönüştürmüş bir ülke olmayı hedeflediklerini belirtti. Ayrıca, karar alma süreçlerindeki hız, AR-GE yatırımları ve insan kaynağının gelişimiyle Türkiye’nin, bölgesel ve küresel istikrarda belirleyici rol üstlenmeye devam edeceğini söyledi.
Yerli teknolojinin yanı sıra, nadir toprak elementlerine olan bağımlılığın farkında olduklarını ve bu alanda geliştirdikleri yerli kapasiteyle, savunma sanayinde sürdürülebilirlik sağlamayı amaçladıklarını vurguladı. Türkiye’nin bölgesel ve küresel barışın teminatı olduğunu hatırlatan Görgün, bu yaklaşımın, dost ve müttefik ülkelerle güvene dayalı bir ilişkiler ağını güçlendirdiğini sözlerine ekledi.