Savaşın Türkiye ekonomik ve piyasalara etkileriyle ilgili detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Karahan, Körfez bölgesinde yaşanan savaşın enflasyonist baskıları arttırdığını ve enerji fiyatlarındaki artışın maliyetleri yükselttiğini vurguluyor. Analizlere göre petrol fiyatlarında kalıcı yüzde 10'luk artış, tüketici enflasyonunu yaklaşık 1,1 puan artırabiliyor. Bu etkileri azaltmak adına alınan önlemler ve uygulanan eşel mobil sisteminin enflasyonu frenlediği belirtiliyor. Ayrıca, savaşın orta vadede arz ve talep yönlü etkilerinin enflasyon üzerinde baskı oluşturacağı öngörülüyor.
Merkez Bankası Başkanı Karahan, enerji maliyetlerindeki artışın büyüme ve cari açık üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını belirtiyor. Yüzde 10'luk petrol fiyatı artışının bir yıllık dönemde büyümeyi 0,4 ila 0,7 puan düşürebileceği, cari açıktaki bozulmanın ise 3 ila 4 milyar dolar seviyesinde olabileceği hesaplamalarla ortaya konuyor. Yine de, cari dengedeki olası bozulmanın yönetilebilir seviyede kalacağı ifade ediliyor. Enerji dışı kalemlerde yaşanabilecek tedarik ve talep zayıflamalarıyla cari açıkta azalma sağlanabileceği de vurgulanıyor.
Rezerv yönetimi ve likidite politikaları hakkında bilgi veren Karahan, rezervlerin sürdürülebilirliği ve döviz likiditesinin desteklenmesi amacıyla altın kaynaklı işlemler ve swap sistemlerine yöneldiklerini söylüyor. Altın rezervlerin toplam rezerv içindeki payının yüzde 60'ı aştığını belirten Karahan, altın ve döviz swap işlemlerinin finansal istikrarı güçlendirdiğine dikkat çekiyor. Sistematik ve kontrollü olan bu işlemlerle, piyasalardaki likiditenin sağlıklı işlediğini ve fiyat istikrarının korunmaya devam edildiğini vurguluyor.
Son olarak, Karahan, dış risklere karşı alınan önlemler ve piyasalardaki likidite durumunun sağlıklı olduğunu belirtiyor. Enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu yapan Başkan, piyasalara duyulan güveni güçlendirmek adına atılan adımların devam edeceğini ifade ediyor.