Sanayide dönüşüm ve yeni teşviklerle Türkiye, küresel arenada güçlenmeye devam ediyor. Bakan Kacır, sanayinin ekonomik güç dengeleri ve toplumsal yaşam biçimlerinin yeniden tanımlandığı bir dönemde olduğunu belirtti. Bu süreçte korumacılık tedbirleri, gümrük duvarları ve tedarik alanlarındaki yeniliklerin arttığını vurguladı. Eski engellerin yerini, teknolojik ihracat kısıtlamaları ve yerli üretimin desteklenmesi alıyor. Kacır, küresel ekonominin batıdan doğuya kaydığı bu dönemde, sanayi ve teknoloji kabiliyetlerinin stratejik önemine dikkat çekti.
Bakan, Türkiye'nin 23 yılda imalat sanayi katma değerini 41 milyar dolardan 246 milyar dolara çıkararak büyük bir başarı elde ettiğini söyledi. Ülkenin askeri insansız hava araçları, ticari araçlar, güneş panelleri ve çelik üretiminde Avrupa lideri konumuna yükseldiğini belirtti. Ayrıca, yerli ve milli kapasitenin güçlenmesiyle ihracatın yıllık 276 milyar dolara ulaştığını ve bölgesel güvenin adresi olmayı sürdürdüklerini ifade etti. Kacır, hedeflerinin Türkiye'yi teknolojide ve katma değerli üretimde dünya lideri yapmak olduğunu vurguladı ve yeni teşvik programlarının devreye alındığını belirtti.
Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi ve HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programları ile kritik sektörlerde önemli finansmanlar sağlandığını anlatan Kacır, yüksek teknoloji yatırımlarına özellikle önem verdiklerini söyledi. Ayrıca, iklim değişikliğinin etkileri ve yenilenebilir enerjiye yapılan vurgu, sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşüm çalışmalarının artmasıyla, iklim hedeflerinde ilerleme sağlandığını dile getirdi. Dijital dönüşümün sanayinin rekabet gücünü artıran temel bir unsur olduğunu belirten Kacır, yapay zeka, siber güvenlik ve nesnelerin interneti gibi teknolojilerin kullanımıyla, üretim süreçlerinin ve karar mekanizmalarının dönüştüğünü ifade etti. Bu adımlar sayesinde, Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki rolünün güçlendiğine dikkat çekti.