Şerife Yılmaz, kendisini çeşitli devlet ve uluslararası kurumların mensubu olarak tanıtarak sahte unvanlar kullanıp dolandırıcılık yaptı. MİT, diplomat, NATO, BM gibi unvanlar ve telefonlarıyla pek çok üst düzey kamu görevlisini tehdit eden Yılmaz, alacaklarını tahsil etmekte başarısız olunca tehdit ve gözaltı tehditleriyle halkı korkuttu. Dolandırıcı, yapay zeka teknolojisini kullanarak sahte belgeler ve görsellerle güven oluşturdu ve nüfuzunu artırdı.
Yılmaz, özellikle kamu görevlileri ve akademik çevreler başta olmak üzere, çok sayıda ünlü ekonomi uzmanını da hedef aldı. Bu kişilerden görev yeri değiştirme ve tehdit söylemleriyle baskı kurmaya çalıştı. Bu girişimler sırasında ise, Türk makamlarının ve güvenlik güçlerinin dikkatini çekti.
Soruşturma kapsamında ortaya çıkan detaylara göre, Yılmaz yurt dışından yeni geldiği ve ABD vatandaşı olduğunu iddia ederek alacak talep edenlere uzun sürecek ödemeler ve yalan beyanlar karşılığında zaman kazandı. Sahte dekontlar düzenleyerek kandırmaya devam etti. Ancak yakalanmasının ardından faaliyetleri şoke edici boyutlara ulaştı ve güvenlik önlemlerinin önemini tekrar gözler önüne serdi.