Ramazan ayı, sadece oruç tutmak değil, aynı zamanda derin maneviyatı ve geleneksel sofraları yaşatmak demektir. Ünlü şef ve mutfak araştırmacısı Ömür Akkor, ramazan ayında Anadolu'nun kadim mutfak kültürünü ve geleneksel paylaşımların önemini vurguladı. Akkor, Osmanlı ve Anadolu'nun ramazan geleneklerinin hazırlıklarını, yüzyıllar öncesine dayanan uygulamaları anlattı. Yufka yapımından turşu kurmaya, kiler hazırlığından ramazan sofralarının detaylarına kadar her detayın ruhu beslediğini belirtti.
Akkor, modern yaşamın hızına karşın ramazan sofralarının anlamını korumanın ve geleneksel tarifleri yaşatmanın önemli olduğunu ifade etti. Eski tariflerin yaşatılması ve geleneksel yemeklerin tekrar sofralarda yer alması gerektiğini dile getiren Akkor, özellikle uzun pişen yemekleri ve tatlıları tercih ettiğini belirtti. O, ramazan ayının sadece yemek değil, aynı zamanda yoğun bir maneviyat ve paylaşma ayı olduğunu vurguladı.
Ramazan sofralarının en önemli unsuru olarak misafirperverliği ve paylaşımı ön plana çıkaran Akkor, sofranın vazgeçilmezlerine hurma ve zemzem ile birlikte, bal, tahin, tereyağı ve ramazan pidesini ekledi. Anadolu’nun binlerce yıllık mutfak mirasını taçlandırmak üzere hazırladığı özel iftar menüsü, erken dönem İslam mutfağından Osmanlı saray sofralarına uzanan geniş bir yelpazeye sahip. Bu özel menü, Akkor’un 25 yıllık araştırmalarından ortaya çıkan eşsiz tatlar ve geleneksel lezzetleri bugüne taşıyor.