Putin'in Çin ziyaretleri, iki ülkenin küresel sahnede artan etkileşimini gösteriyor. Dün Pekin'e ulaşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkeye varışında Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi tarafından karşılandı. Bu ziyaret, Putin'in Çin'e yaptığı 25. resmi ziyaret olma özelliği taşıyor ve son yıllardaki sık ziyaretler sayesinde stratejik ortaklık seviyesini yeniliyor. Ziyaret kapsamında, Tiananmen Meydanı'nda düzenlenen devlet töreninin ardından Çin Devlet Başkanı Şi Cingping ile görüşmeler yapacak olan Putin, gün sonunda ülkesine dönecek. Çin ve Rusya arasındaki yakınlaşma, yaklaşık 40 işbirliği belgesinin imzalanmasıyla pekişirken, iki liderin ortak amaçları barış ve global istikrar yönünde ilerliyor.
Son yıllarda artan jeopolitik gerilimlerin ve Ukrayna savaşının etkisiyle, Çin ile Rusya arasındaki ekonomik ve stratejik ilişkiler yeni bir boyut kazandı. Enerji alanında önemli adımlar atan iki ülke, ticaret hacmini 240 milyar dolara çıkarırken, Rus petrol ve doğal gazının büyük kısmı Çin tarafından satın alındı. Ayrıca, iki ülke arasında kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığı tanımıyla ilerleyen yakınlaşma, Birleşmiş Milletler ve diğer çok taraflı platformlarda karşılıklı destekle güçleniyor. Bu ziyaretin, ABD ve Çin arasındaki 'yapıcı stratejik istikrar' ilişkisinden farklı olarak, daha yoğun ve belirgin bir koordinasyon seviyesine işaret ettiği görülüyor. Putin'in yaptığı açıklamalarda, ikili ilişkilerin eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştığı vurgulanırken, bölgesel ve küresel denge açısından kayda değer bir gelişme olarak değerlendirilmekte.