Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve enerji krizleri dünya genelinde geniş çapta önlemleri beraberinde getiriyor. İran, ABD ve İsrail çatışmalarının sürdüğü Orta Doğu'da savaş 32. gününe girerken, Hürmüz Boğazı'nın kapanması enerji piyasalarını ciddi şekilde etkiledi. Brent petrol, haftaya yüzde 3.7 artışla 116.75 dolara yükseldi ve gün içinde 114 dolarda dengelendi. Bu artış, savaş başlangıcından bu yana %50'den fazla fiyat artışını işaret ediyor ve ülkeleri çeşitli önlemler almaya zorluyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), acil eylem planında yakıt tüketimini azaltmayı amaçlayan önerilere yer verirken, uzmanlar krizin sürmesi halinde petrol fiyatlarının 200 dolara ulaşabileceği uyarısında bulunuyor. Avustralya, benzin fiyatlarını daha da yükselmesini önlemek için litre başına 52 cent olan akaryakıt vergisini üç ay süreyle yarıya indirdi ve bazı eyaletlerde toplu taşıma ücretsiz hale getirildi. Türkiye’de ise 5 Mart’ta yürürlüğe giren Eşelmobil sistemine göre, petrol fiyatları yükseldikçe ÖTV üreticisi indiriliyor ve vatandaşlar bu tasarruflardan faydalanmaya başladı.
Avrupa Birliği ülkeleri koordineli olarak elektrik ve gaz faturalarını sınırlandırırken, Almanya ise enerji maliyetlerini düşürmek adına nükleer ve kömür santrallerini tekrar devreye almayı planlıyor. Amerikan rezervleri ise 4 doları aşan benzin fiyatlarını dengelemek için kullanılıyor; ABD, stratejik petrol rezervinden 172 milyon varil petrol piyasaya sürdü. İngiltere, enerji maliyetleri artınca doğrudan hanelere destek sağlayarak yanıt verdi. Çin ise enerji fiyatlarına kontrol getirdi ve ithal ettiği petrolün yüzde 60’ını Hürmüz Boğazı’ndan geçiriyor. Hindistan artan maliyetleri karşılamak için Rusya’dan daha indirimli petrol alırken, Ürdün ve Mısır enerji tasarrufu önlemleriyle bölgesel krizlere karşı durmaya çalışıyor. Rusya ise iç piyasayı korumak adına petrol ihracatını 2026 sonuna kadar yasakladı, kriz halen devam ediyor.