Pakistan ve Afganistan arasındaki sınır çatışmaları endişe verici bir seviyeye ulaştı. Son dönemde artan gerginlik ve şiddet olayları, bölgedeki güvenlik ortamını ciddi şekilde etkiliyor. Pakistan savunma Bakanı Khawaja Asif, Taliban’ın Afganistan’ı Hindistan’ın kolonisi haline getirdiğini ve teröristleri bölgeye toplayıp yaymaya başladığını belirtti. Asif, halklarını temel haklardan mahrum eden Taliban’a karşı savaş ilan ettiklerini ve her türlü tepkinin gecikmeyeceğini söyledi.
Sınır hattında yaşanan çatışmaların ardından Pakistan ordusu, Afganistan’ın başkenti Kabil ve Kandahar’da hava saldırıları düzenledi. Çatışmalarda Türkiye ve Pakistan kaynaklarına göre yüzlerce Taliban militanı öldürüldü veya yaralandı. Pakistan’dan ise 12 asker yaşamını yitirdi, 27 asker ise yaralandı. Aynı zamanda Afganistan’da Taliban kontrolündeki bölgelerde Yemen’den, Pakistan’dan ve başka ülkelerden gelen teröristler hedef alınıyor. Taliban hükümeti saldırıları doğrularken, karşılıklı kayıplar yaşanıyor. Afganistan Savunma Bakanlığı ise ülke topraklarını korumak adına Pakistan’a karşı harekete geçtiğini açıkladı.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ülke savunması konusunda kararlı olduklarını belirtti. Şerif, “Silahlı kuvvetlerimiz ülkemizin güvenliği için her şeyi yapmaya hazırdır” ifadelerini kullandı. Buna karşılık Afganistan Hükümeti Sözcüsü Zabihullah Mücahid, Pakistan’ın hava saldırılarında sivillerin öldüğüne dikkat çekerek, diyalog ve barış çağrısında bulundu. Mücahid, “Biz her zaman iyi niyetli olduk ve saldırılara karşı kendimizi savunuyoruz. Barışçıl çözümler ön plandadır ve sorunu diyalo ile çözmeye çalışıyoruz” dedi. İki ülke arasında süregelen gerginliğin ana nedeni ise Pakistan Talibanı olarak bilinen TTP örgütü. Pakistan, örgütün Afganistan’da varlığını sürdürmesini ve eylemler yapmasını endişeyle izliyor. Afganistan ise TTP konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmiyor.
Özellikle hafta sonunda gerçekleşen hava saldırıları ve karşılık saldırılar, bölgedeki kriz ortamını daha da derinleştiriyor. Bölgesel ve uluslararası aktörler, barış için diplomatik çabalarını artırırken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, gerilimin azaltılması çağrısında bulunuyor. Dışişleri Bakanları ise telefon görüşmeleriyle gelişmeleri takip ediyor ve çözüm arayışlarını sürdürüyor.