Ortadoğu'nun kalbinde gerginlik yükseliyor, müzakereler bölgedeki dengeyi değiştirebilir.Orta Doğu nefesini tuttu ve gözlerini bugün Umman’ın başkenti Maskat’ta gerçekleştirilecek müzakerelere çevirdi. İran’daki rejim karşıtı gösterilerde binlerce vatandaş hayatını kaybettiği ve ABD’nin askeri müdahale sinyalleri verdiği bu ortamda, tarafların yüz yüze görüşmesi çok kritik bir noktaya geldi. Ancak müzakerenin zorlukları, başlamadan önce kendini gösterdi. İstanbul önerisiyle başlayan süreç, İran’ın tepkisiyle karmaşıklaştı ve belirsizlik artmaya devam ediyor. ABD’nin bölgedeki diplomatik çabaları ve İran’ın tutumları, müzakerelerin son durumunu yakından ilgilendiriyor. Ayrıca, bölgeden gelen sert açıklamalar ve İran’ın savaş planlarına dair detaylar, tansiyonu daha da yükseltti.
İlk etapta, İstanbul’daki müzakere yeri ve gözlemci ülkeler gündeme gelmişti. Ancak İran’ın bu duruma tepki göstermesi ve füze programı ile vekil güçler konularında anlaşmazlıkların varlığı, süreci daha karmaşık hale getirdi. Buna rağmen bazı Arap liderlerin Beyaz Saray’a yaptığı lobi ve ABD’nin tutumu, bölgedeki ilişkileri yeniden şekillendirebilir. ABD’li yetkililer, en az dokuz Arap liderinin İran’la nükleer müzakerelerin devam etmesi yönünde baskı yaptığını ve bölgedeki müzakerelerin Maskat’ta yapılmasını sağladığını açıkladı. Ancak, ABD’nin şüpheleri ve belirsizlikler devam ediyor, toplantıların olası sonuçları merakla bekleniyor.
Öte yandan, taraflardan gelen sert açıklamalar dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer tesislerini yeniden devreye sokmak istediğini iddia ederken, İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, savaş başlatılması halinde bölge ve ABD üslerinin tümünün hedef alınacağını belirtti. İran’ın savaş planı detayları ise ortaya çıktı. İran’ın, olası olumsuz sonuca karşı planlamasının beş aşamada hazır olduğu ve bölgedeki altyapıların hedef alınacağı, Hürmüz Boğazı’nın mayınlanacağı ve ekonomik açıdan büyük zarar verileceği öne sürüldü. İran yönetimi, savaşın maliyetli olacağını ve sürdürülemez hale geleceğini düşünüyor.
Arabulucu ülkelerin sunduğu öneriler ise, İran ile ABD arasındaki görüşmelerin ilerleyişini etkileyecek. Sunulan taslak çerçevede, İran’ın üç yıl boyunca uranyum zenginleştirmeyi durdurması ve stoklarını üçüncü bir ülkeye devretmesi planlanıyor. Ayrıca, vekil güçlere silah transferi engellenecek ve balistik füze kullanımı sınırlandırılacak. Ancak, İran bu teklifler üzerinde olumsuz görüş belirtiyor ve müzakerelerin olumsuz sonuçlanma ihtimali yüksek görülüyor.
İran ve ABD müzakereleri, bölgesel ve küresel güvenlik açısından kritik bir aşamaya giderken, taraflar farklı açıklamalarla temkinli duruyor. İran Meclisi’nin resmi açıklamaları, füze ve uranyum faaliyetlerinin müzakereye kapalı olduğunu ortaya koyarken, Beyaz Saray ise diplomasiye öncelik verilmesini vurguluyor. Tüm gelişmeler, bölgedeki geleceğin şekillenmesinde önemli bir rol oynayacak ve uluslararası toplumun dikkatleri bu kritik noktaya odaklanmış durumda.