Orta Doğu’da ABD-İsrail ve İran hattındaki çatışma ilerlerken, bölgenin yeni güç dengeleri şekilleniyor. İsrail basınından Haaretz’de yayımlanan analize göre, Körfez ülkeleri ABD’ye bağımlılığı azaltacak yeni bir güvenlik mimarisi için harekete geçti. Analizde, Riyad ve diğer Körfez ülkelerinin kapalı kapılar ardında savaş sonrası dönemi planladığı ve bu planlarda İran’a karşı yeni stratejilerin masaya yatırıldığı vurgulandı.
Bununla birlikte, bölgedeki değişimlerde Türkiye’nin rolü giderek artıyor. Uzman Elad Giladi, Ankara’nın sadece kilit değil, aynı zamanda belirleyici konuma yükseldiğine dikkat çekerek, Körfez ülkeleriyle Türkiye arasındaki ilişkilerin yeni dönemde stratejik bir boyut kazandığını belirtti. Türkiye’nin Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile güvenlik alanında attığı adımlar, bölgedeki ağırlığını artırıyor. Özellikle Suudi Arabistan’da eskiye nazaran ABD’ye bağımlılığın azaldığı bir zihniyet değişimi gözlemleniyor.
Giladi, savaş sonrası bölgesel düzenin yeni şekillenebileceğini öngörüyor. Ona göre, bölgesel güçler ABD’nin yerini alabilir ve Türkiye, Bu yeni yapıda merkezi bir aktör haline gelebilir. Türkiye’nin sahip olduğu güçlü savunma sanayisi ve diplomasi kabiliyeti, bölgesel güvenlikte anahtar rol oynayabilir. Aynı zamanda, Pakistan’ın stratejik kapasiteleri ve Mısır’ın askeri derinliği, bölgesel gücün yeni yapıdaki bileşenleri arasına giriyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ise finansal güçleriyle yeni düzenin temel taşları olmayı sürdürüyor.
Son olarak, Giladi, devam eden çatışmanın bölgesel düzeni hızlandırdığını ve savaşın sonunda yeni bir güvenlik mimarisinin ortaya çıkabileceğini ifade ediyor. Ona göre, güvenlik sorumluluğu kademeli olarak ABD’den bölgesel aktörlere kayacak ve Türkiye’nin bölgedeki etkisi daha da belirgin hale gelecek.