İsrailli yetkililerin, Tahran üzerindeki baskının hafifletilmesinden ve Hizbullah ile savaşın sürdüğü bir dönemde Washington ile ilişkilerin kopma noktasına gelmesinden kaygı duyulduğu bildirildi.Gerilimin, İsrail’in Beyrut’a yönelik düzenlediği misilleme saldırısının ardından daha da arttığı ifade ediliyor. ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ordusunun eylemlerini eleştirerek, Haziran ayı başındaki ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a düzenlenen saldırıların durdurulması gerektiğini vurguladı.
Pazartesi günü gerçekleşen basın toplantısında Netanyahu, hazırlanan anlaşmayı kamuoyu önünde eleştirmekten kaçınırken, İran’daki askeri hedeflere ulaşıldığını ve ülkenin ekonomisinin çökertildiğini iddia etti.Netanyahu, “İnsanlar neyi başardığımızı soruyor; cevabımız şudur: Doğrudan imha edilme tehdidini ortadan kaldırdık” dedi. Buna karşılık WSJ, İsrailli yetkililerin kapalı kapılar ardında farklı endişeler taşıdığını ve Trump’ın Tahran’a yeni bir finansal rahatlama sağlayacak, uranyum teslimini şart koşmayacak bir anlaşma yapmasından korktuklarını aktardı.
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Trump’a meydan okurcasına, “Biz olmasak, İsrail olmazdı” ifadelerini kullanırken, iki ülkenin ortak tarihine ve bağlarına vurgu yaptı.Huckabee, “İsrail olmasaydı, Amerika da olmazdı. Varlığımızı, bu topraklarda yaşananlara borçluyuz” dedi.
ABD’de vize krizleri de dikkat çekiyor. Aşırı sağcı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’den, ABD ziyaretinde parmak izi talebine yönelik alışılmadık bir işlem yapıldı. Planlanan diplomatik ve resmi görüşmelerinin ardından, elçiliğe giden Ben-Gvir, daha sonra seyahati iptal etti ve bu durum diplomasi dünyasında tartışma yarattı.