Orta Doğu’da tansiyon yükseliyor, bölgesel kriz derinleşiyor. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a karşı saldırgan tutumunun uluslararası krizi büyüttüğü ve bu durumun sürdüğü vurgulandı. Açıklamada, sivil altyapıya yapılan saldırıların arttığına dikkat çekildi.
İran'daki Buşehr Nükleer Enerji Santrali’ne yönelik saldırıların endişe verici olduğuna işaret edilerek, Çernobil’den daha yıkıcı radyolojik felaket riskine dikkati çekildi. Bölgedeki halklar, bölgede radyolojik felaket tehdidiyle karşı karşıya kalabilir.
Açıklamada, küresel enerji ve gıda güvenliğine zarar verildiğine değinilerek, “ABD ve İsrail’in sorumsuz eylemleri hayati lojistik güzergahlarını engelliyor, pazarların ve tedarik zincirlerinin bozulmasına neden oluyor” denildi. Ayrıca, Washington ve Tel Aviv’in izlediği politikaların hızla kötüleştiği ve kontrol dışı çıkma tehdidi taşıdığı vurgulandı.
İnsanların ve bölgenin istikrarı için çatışmaların hemen sona erdirilmesi çağrısında bulunan açıklamada, ‘Tüm tarafları barışçıl ve diplomatik yollarla sorunun çözümüne davet ediyoruz’ ifadesine yer verildi. Ayrıca, Birleşmiş Milletler’in çabalarının desteklenmesi ve krizle ilgili adımların hızlandırılması gerektiği belirtildi.
Uluslararası toplumun Orta Doğu’da savaşın yayılmasını engellemesi gerektiğini vurgulayan açıklamada, Rusya’nın da bölgesel barış ve istikrar için ortaklarla birlikte hareket etmeye hazır olduğu kaydedildi.
Önemli gelişme ise, dünya gündemini meşgul eden Beyaz Saray’dan yapılan açıklamalar oldu. Trump, İran’a karşı acil müdahale sinyali vererek, “İran, yarın gece imha edilebilir” dedi. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, gündemlerinde erken veya ara seçim olmadığını söyledi.