İsrail ve bölgedeki güç dengeleri yeniden şekilleniyor.İsrail basını, Orta Doğu’daki karmaşık jeopolitik gelişmeleri analiz ederken, İran, Türkiye ve ABD’nin bölgedeki yeni pozisyonlarının önemine dikkat çekiyor. İsrail’in güvenlik stratejileri ve bölgede artan tehditlere karşı aldığı önlemler büyük gündem oluşturuyor.
Maariv gazetesine konuşan Hayfa Üniversitesi Strateji ve Orta Doğu Uzmanı Prof. Dr. Amatzia Baram, İran, Lübnan ve ABD-İran hattındaki diplomatik temaların İsrail’in stratejik tablosunu karmaşık hale getirdiğini belirtiyor. Türkiye’nin artan bölgesel etkisi ise uzmanlar tarafından farklı bir dikkatle analiz ediliyor.
Baram’a göre yeni nükleer anlaşma girişimleri İran’ın nükleer kapasitesini ve Orta Doğu’daki tehdit dengesini doğrudan etkiliyor. ABD’nin askeri ya da siyasi müdahale olasılığı ise %50’nin biraz üzerinde. Uzman, “İranlılar taviz vermezse, Amerikan saldırısı gündeme gelebilir,” diyerek bölgesel tehditleri ve olası gelişmeleri özetliyor.
İsrail’in güvenliği için etkili bir nükleer anlaşma yapılması halinde bile füze ve vekalet güçleri tehdit olmaya devam edecek. Baram, İsrail ve ABD’nin füze savunmasına daha fazla yatırımı gerektiğine vurgu yapıyor. Ayrıca, İsrail’in Türkiye’nin de içinde bulunduğu “ateş kuşağı” ile başa çıkmak için Amerikan müdahalesine ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.
Baram, Lübnan’da Hizbullah’ın silahsızlandırılması konusunda uluslararası baskının yetersiz kalması nedeniyle, İsrail’in stratejik bir fırsatı kaçırmasının uzun vadede başarısızlığa yol açabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, uzun vadeli bölgesel güç dengeleri ve Türkiye’nin artan etkisinin anlaşılmadığını vurguluyor.
Uzman, Türkiye’nin NATO ve Körfez ülkelerine bağlı, geniş bölgesel hedefleri olan, askeri güçten çok uzun vadeli bağımlılık pratiklerini tercih eden bir ülke olduğunu söylüyor. Ankara’nın bölgedeki etkisini sistematik olarak artırdığını ve bunun uzun vadeli bir strateji olduğunu belirtiyor.
Baram, bölgesel güç dengelerinin yavaş yavaş inşa edildiğine dikkat çekerek, “Güçler anlaşıldığında, onları durdurmak çok zor olur,” uyarısında bulunuyor. Son olarak, İsrail’in toplam güvenlik durumu ve bölgesel tehditlere karşı hazırlıklı olması gerektiğine vurgu yaparak, bölgesel gelişmelerin öngörülmesinin ve buna uygun stratejiler geliştirilmesinin önemli olduğunu belirtiyor.