Çocukların okuldan kopuşu ve şiddete meyil etmesi, aileler ve eğitimciler için ciddi bir risk oluşturuyor. EVRİN GÜVENDİK/Ankara - Sincan Cezaevi’nde suça sürüklenen çocukların araştırması, okuldan uzaklaşma ve ihmal süreçlerini ortaya koydu. Uzmanlar, ailelerin ve kurumların yeterince takip edilmemesiyle riskin arttığını belirtiyor.
Atmaca, okuldan kopuşun yalnızca fiziksel uzaklaşma değil, aynı zamanda yoğun bir ihmal ve ilgisizlik süreci olduğunu vurguluyor. “Bu çocuklarda, aile ve okulların yeterince takip etmemesiyle birlikte, riskli davranışlara daha açık hale geliyorlar” diye ekliyor. Ayrıca, akademik başarısızlığın suç eğilimini artırdığı da uzmanlar tarafından yapılan araştırmalarda gösteriliyor. TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu raporunda, başarısız çocukların damgalanması ve dışlanmasının, okula ilgiyi azaltarak suç davranışlarını tetiklediği ifade ediliyor.
Uzmanlar, okulda şiddetin ve risklerin önlenmesi için yeni sistemler öneriyor. Doç. Dr. Taner Atmaca, özellikle “KORU Ağı Sistemi” adıyla kurulan ve kurumlar arası veri paylaşımına dayalı erken teşhis ve müdahale mekanizmasının hayati önem taşıdığını belirtiyor. Bu sayede, risk altındaki çocuklar eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler arasında koordinasyon ile daha iyi takip edilebilecek.
Öte yandan, Kahramanmaraş'ta yaşanan ve 15 Nisan’da gerçekleşen okula saldırısında saldırgan İsa Aras Mersinli’nin eğitim sürecinde psikolojik sorunlar yaşadığı netleşti. Toplam 32 kez rehberlik servisine yönlendirilen Mersinli’nin, ilkokuldan itibaren psikolojik ve davranışsal sorunlar yaşadığı ve bu sorunların detaylı incelemeleri raporlarla doğrulandı.