Gelişmeler, küresel güvenlik alarmını yükseltiyor ve yeni bir nükleer silahlanma yarışının kapıları aralanıyor. Rusya, eski anlaşmanın sona ermesinin ardından kendi çıkarlarını ön planda tutmaya başladı. ABD Başkanı Donald Trump ise yeni ve modernize edilmiş bir nükleer antlaşma üzerinde çalışmayı tercih ederek, mevcut START anlaşmasını uzatmama sinyali verdi. Trump, yaptığı açıklamada, “Mevcut antlaşma kötü müzakereler ve ihlallerle doluydu. Yeni, uzun ömürlü ve güçlü bir anlaşma üzerinde çalışmalıyız” dedi. Bu sert tavır, uluslararası arenada da kayıtsız kalmadı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, taraflara acil olarak yeni bir nükleer anlaşma imzalama çağrısında bulunurken, “Nükleer silahların kullanma riski en yüksek seviyede” ifadesini kullandı. Papa 14. Leo da taraflara, sınırları ve anlaşmaları ihlal etmeme çağrısı yaptı, barış umudunu korudu.
ABD, Rusya ve Çin'in bu hamleleri, yeni bir silah yarışını tetikleyerek bölgesel ve küresel güvenliği tehdit ediyor. Uzmanlar, bu gelişmelerin 20 yılı aşkın süredir devam eden istikrarı zedeleme potansiyeline dikkat çekiyor. Uluslararası toplum ise, acil diplomatik çözümler ve anlaşmalarla mevcut riskleri azaltmayı hedefliyor.