Yunanistan, Türkiye'nin Ege'deki hareketlerine ilişkin uzun süreli NAVTEX ilanıyla yeni bir gerilim şartları oluşturuyor. Yunanistan merkezli Skai ve diğer kaynaklar, Ankara'nın sert tutumunu koruyarak Ege'de siyasi ve idari tartışmaları derinleştirmeyi amaçlayan adımlar attığını belirtiyor. NAVTEX'in genel ve muğlak ifadelerle ve iki yıl gibi alışılmadık bir süreyle yayımlanması, bölgedeki statüsel tartışmaların yeni bir boyuta taşındığını gösteriyor.
Yunan kaynaklar, bu uygulamanın yaklaşık 25. meridyenin doğusundaki tüm deniz alanının Türkiye'nin kontrolü altında olduğunu algıltmaya hizmet ettiğini savunuyor. Atina’da bu uzun süreli NAVTEX, kalıcı bir baskı unsuru olarak görülüyor ve Yunanistan’ı savunma pozisyonuna ittiği düşünülüyor. Aynı zamanda, Türkiye'nin NATO'ya yönelik düzenli bilgilendirmeleri ve görüş ayrılıkları, bölgedeki tansiyonu sürekli canlı tutuyor.
Türkiye ise NATO içindeki stratejik duruşunu kullanarak Yunanistan’ı ani ve zorlu adımlar atmaya teşvik ediyor. Yunan kaynaklar, Ankara’nın bu hamlelerle Yunanistan’ı zor durumda bırakmaya çalıştığını ve NATO içi müzakereleri etkileme çabası içerisine girdiğini belirtiyor. Sigmalive ise NAVTEX’in siyasi ve idari baskı stratejisinin bir parçası olduğunu vurguluyor.
Avrupa ve bölgesel gözlemciler, İzmir ve Antalya’dan yayınlanan NAVTEX’lerin, Yunanistan’ın deniz alanlarını genişletme kararlılığıyla ilgili olduğunu ve Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis ile Milli Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın açıklamalarıyla uyumlu olduğunu düşünüyor. Tanea ise Atina’nın egemenlik haklarının üçüncü tarafların onayına veya müzakerelere açık olmadığını ve bu adımların tek taraflı ilerleyeceğini öne sürüyor.
Yunanistan Milli Savunma Bakanı Nikos Dendias ise, NAVTEX haberleri sonrası Ege’deki karasularını tek taraflı genişletme hakkının egemenlik hakkı olduğunu ve bu adımın Türkiye tarafından savaş sebebi olarak görülebileceğini açıkladı. Dendias, bu hamleleri Yunanistan’ın meşru hakları olduğunu savunarak, bölgedeki gerilimin tırmandığını işaret etti.