Akıllı telefonlar, elektrikli araçlar ve enerji teknolojileri gibi pek çok alanda kullanılan nadir toprak elementleri Günümüz teknolojisinin vazgeçilmez temel bileşenleri arasında yer alıyor.TRT Haber'in haberine göre, güç mıknatıslar, bataryalar ve elektronik sistemlerde kullanılan bu elementler, yeşil enerji ve dijital dönüşümle birlikte küresel anlamda artan önemiyle Türkiye’nin dikkatini çekiyor. Bu alandaki potansiyel ve hedefler ise, ülkenin stratejik planları arasında bulunuyor. Türkiye’nin sahip olduğu rezervler, özellikle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın açıklamalarıyla gündeme geldi; Bakan, “Nadir toprak elementleri konusunda biz ülke olarak dünyanın ilk beş ülkesi arasına gireceğiz” dedi.
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlgin Kurşun, Türkiye’nin en yüksek nadir toprak elementleri rezervine sahip bölgenin Eskişehir-Kızılcaören sahası olduğunu belirtti. Burada bulunan cevher yatağında bastnazit, florit ve barit mineralleri önemli yer tutuyor. Kızılcaören bölgesinde seryum, lantan ve neodimyum gibi nadir toprak oksitleri bulunuyor. Bu bölgede pilot ölçekli üretim çalışmalarının sürdüğünü ve ilk aşamada lantan, seryum ve neodimyumun üretilmesini hedeflendiğini açıkladı.
Prof. Dr. Kurşun, nadir toprak elementlerinin “nadir” olarak isimlendirilmesinin, çoğu kişinin düşündüğü gibi bollukla değil, oluşum süreçleriyle ilgili olduğunu vurguluyor: “Bu elementler, yer kabuğunda az bulunmalarından değil, karmaşık oluşum süreçleri sonucu sınırlı ve zorlu işlem koşulları gerektiren yataklarda yoğunlaşır.” Ayrıca, bu elementlerin kimyasal yapılarının benzediği ve birbirlerinden ayrıştırılmasının günümüzde teknik açıdan büyük zorluklar içerdiği göz önüne alındığında, stratejik önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Nadir toprak elementleri, özellikle yüksek teknolojili ürünlerde kritik bir rol oynuyor. Prof. Dr. Kurşun, bu elementlerin ikamesinin zor olmasından dolayı,Yeşil enerji dönüşümünde ve dijital teknolojilerde vazgeçilmez olduğunu belirtiyor. Çin, dünya nadir toprak rezervlerinin %35’ine sahip olmakla birlikte, toplam üretimin yaklaşık %70’ini gerçekleştiriyor. Türkiye, ilk defa 1950’li yılların sonunda yaptığı çalışmalarla potansiyelini keşfetmeye başladı ve önemli sahalar tespit etti. En önde gelen bölge ise Eskişehir-Kızılcaören olup, bölgede pilot tesislerde nadir toprak elementleri üretimine başlanmış durumda. Ayrıca Isparta-Çanaklı ve Malatya-Kuluncak bölgeleri de potansiyel açısından önemli diğer alanlar arasında yer alıyor.