Myanmar’da Arakanlı Müslümanlara karşı gerçekleştirilen soykırım, uluslararası toplumun gündemine oturdu. Merkezi Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Adalet Divanı’nda Myanmar’ın Arakanlı Müslümanlara karşı işlediği suçlar hakkında dava başladı. Duruşmalar devam ederken, Burmese Rohingya Organisation UK (BROUK) ve Arakan Rohingya Milli Konseyi Başkanı Tun Khin, CNN Türk’e önemli açıklamalarda bulundu.
Serdar Korucu’nun sorularını yanıtlayan Tun Khin, 2017 yılında Myanmar ordusunun gerçekleştirdiği soykırımı detaylarıyla anlattı: “Ordu 390’dan fazla köyü yaktı. Çocuklar canlı canlı yakıldı. Binlerce kadın ise eşlerinin ve babalarının önünde cinsel saldırıya uğradı. Bu, büyük çaplı bir toplu katliamdı ve en az 20 bin kişi hayatını kaybetti.”
2017 yılındaki saldırılar sonrasında yaklaşık 750 bin Müslüman Rohingya’nın Bangladeş’e kaçmak zorunda kaldığını belirten Tun Khin, “Ordu rastgele ateş açıp, köylere saldırdı. Bir köye 5 ila 7 kamyon askerle geliyorlar ve köyü kuşatıp çocuklar ve kadınlar dahil herkesi öldürüyorlar. Kurşuna diziyor, yakıyor ve kesiyorlar. Bu, ordunun uyguladığı dehşetin ta kendisiydi.” dedi.
Olayların Bosna Srebrenitsa katliamına benzediğini dile getiren Tun Khin, “Birçok hayatta kalan insanla görüştüm ve yaşanan travmaları paylaştılar. Birinin kocası ve kardeşi gözümün önünde katledildi, diğerinin eşi emrinde tecavüze uğradı. Yaşlı bir adam oğlunun, gelininin ve torununun saldırılara maruz kaldığını anlattı. Tüm bunlar 21. yüzyılda, 2017’de yaşandı ve gerçekten Bosna’ya, Srebrenitsa’ya benziyor.” ifadelerini kullandı.
Rohingya halkının şu an da zor günler geçirdiğine vurgu yapan Tun Khin, “Son 50 yılda sistematik göçler yaşandı. Toplam nüfus 3,5 milyon civarında ve büyük bölümü yurtdışında. 1.2 milyonu Bangladeş’teki kamplarda, yaklaşık 400 bin kişi Suudi Arabistan’da, Pakistan ve Malezya’da ise yaklaşık 300 bin kişi bulunuyor.” diye ekledi.
2012 ve 2017 yıllarında Türk hükümetinin Arakanlı Müslümanlara desteğini takdir ettiklerini belirten Tun Khin, “Türk halkına çok teşekkür ediyoruz, dostane tutumları bizim için çok değerli. Rohingya halkı bunu unutmayacak ve bu dayanışma önemli. İlerleyen dönemde de desteklerin devam etmesini bekliyoruz. Bölgedeki insani yardım ihtiyaçları halen sürüyor ve Türkiye’nin güçlü bir rol oynaması gerekiyor. Burma ordusuna baskı yapmasını ve adaleti sağlamasını istiyoruz.” dedi.
Lahey’de başlayan davanın son durumu hakkında bilgi veren Tun Khin, “Halkımızla görüştüklerinde bana hep aynı şeyi söylüyorlar: Adalet istiyoruz. Sadece adalet. Soğuk savaşların, şiddetin ve zulmün son bulmasını, haklarımızın iadesini ve köylerimizin yeniden inşa edilmesini talep ediyoruz. Bu süreçte uluslararası toplumun ve Türkiye’nin desteği bizim için çok önemli.” ifadelerini kullandı.