Bahçeli, bölgede yaşanan gelişmelerin sadece geçici bir duraklama olduğunu ve kalıcı barışın hâlâ uzak olduğunu vurguladı. İşte Bahçeli'nin açıklamalarında öne çıkan satır başları; Enerji kaynaklarının güvenliği ve sınır emniyetinin uluslararası hukuk ile ırkçı ve mezhepçi zihniyetlerin karmaşık hesaplaşması içinde olduğunu belirtti. 28 Şubat 2026'da başlayan İran-ABD-İsrail çatışmasında ateşkesin, sorunların çözümüne ulaşmadığını, tarafların yeniden strateji belirlediğine dikkat çekti. Savaşın bitmediğini, silahların sadece geçici susmuş olduğunu ve yeni hesapların sahada ve masada yapıldığını söyledi.
Bölgedeki krizlere çözüm arayışlarının yetersiz olduğunu ve uluslararası arenada acil bir Dünya Barış Konseyi kurulması gerektiğini ifade eden Bahçeli, bölgede güç rekabetinin ve silahlanma yarışının dünya güvenliğini tehdit ettiğini belirtti. Türkiye'nin millet ve devlet sorumluluğuyla barışa katkı vermeye hazır olduğunu dile getirerek, yeni küresel bir iradenin şart olduğunu savundu. Türkiye, tarihinin yüklediği sorumlulukla barış için elini taşın altına koymaya hazırdır mesajını verdi.
İslamabad’daki görüşmelerin sonucunun olumsuz olduğunu, bölgedeki çatışmaların küresel yıkıma dönüşme riskine işaret ederek, Siyonist planlara ve ABD'nin müdahalelerine karşı uyardı. İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve Filistin konusunda insan hakları ihlallerinin devam ettiğine dikkat çekti. İsrail ve bölgesel güçlerin bölünmeye ve kaosa sebep olmayı amaçladığını, bu politikalara karşı dünyanın ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Özellikle Mescid-i Aksa ve Filistin meselesine değinen Bahçeli, İsrail'in saldırılarını hukuktan ve ahlaktan yoksun bulduğunu dile getirdi. Batı’nın çifte standartlarına vurgu yaparak, Filistinli kardeşlerimizin hak mücadelesine sessiz kalmanın vicdan ve adaletle bağdaşmadığını söyledi. Bu süreçte Türkiye’nin ve bölge halklarının barış ve istikrarı hedeflemesi gerektiğinin altını çizdi.
Türk milletinin toprağı ve insanı için canını ortaya koyan büyük bir millet olduğunu belirten Bahçeli, tarımın ve köylülerin önemine vurgu yaptı. Gıda güvenliğinin milli egemenlik ve bağımsızlık meselesi olduğunu, üretim ve ihracata dayalı ekonomik bir stratejinin hayati olduğunu dile getirdi. Çocuklara toprak ve tarım sevgisinin aşılanmasının, nesillerin sağlıklı ve dirençli yetişmesini sağlayacağını aktardı.
Son olarak, polis teşkilatının ülkenin güvenliği ve düzeni için vazgeçilmez olduğu mesajını vererek, polislerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Görev yapan polislerin fedakarlıklarının ve zorluklarının farkında olduklarını belirtti. Tüm bunların ardından, Bahçeli, iç ve dış tehditlere karşı birlik ve beraberlik mesajı vererek, bölünmeye ve ayrışmaya karşı duruşun esas olduğunu vurguladı. Ayrıca, ara seçim tartışmalarına da değinerek, zamanında seçimlerin yapılacağını ifade etti.