İşte Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkan satır başları; Bu ay yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in indirildiği aydır. Ramazan münasebetiyle cennetin kapıları ardına kadar açılırken, cehennemin kapıları kilitlenip şeytanlar zincire vurulmaktadır. İnsanlığın maruz kaldığı belaların dallanıp budaklandığı bir dönemde nefis terbiyesine, kalp temizliğine, vicdan tefekkürüne ve huzur tecellisine çok ihtiyacımız vardır. Bu ihtiyaç hâli her geçen gün daha da aciliyet kazanmaktadır.
Devlet Bahçeli, bölgesel ve küresel gelişmelere dikkat çekerek, özellikle Filistin’de yaşanan insanlık dramına vurgu yaptı. Gazze’deki insanlık suçu ve İsrail’in tutumu eleştirildi, uluslararası hukukun hiçe sayılması vurgulandı. Ayrıca, Batı Şeria’daki son kararların soykırım suçunun farklı kanallardan sürdüğünün teyidi olduğu belirtildi. Dünya genelinde barış ve istikrarı tehdit eden bu gelişmeler karşısında, uluslararası toplumun daha kararlı adımlar atması gerektiği ifade edildi.
Küresel arenada Türkiye’nin duruşuna değinen Bahçeli, bölgesel çatışmaların ve uluslararası tabloyun karmaşıklaştığı süreçte Türkiye’nin istikrar adası gibi ön plana çıktığını vurguladı. Sayın Cumhurbaşkanı ve hükümetin diplomasi girişimlerinin takdir edilmesi gereken adımlar olduğunu belirten lider; ülkemizin barış ve güvenlik için aktif rol almaya devam edeceğine işaret etti. Ayrıca, 13-15 Şubat 2026 tarihlerinde Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenen 62. Güvenlik Konferansı’nın, uluslararası düzenin kriz halinde olduğunu görmesine sebep olduğu söylendi.
Bahçeli, bölgesel meselelerde Türkiye’nin duruşunun korunmasının önemine değinerek, “Türk milletinin büyük geleceği için seferberlik ruhu ve birlik duygusuyla hareket etmeliyiz” dedi. Ayrıca, ülke güvenliği ve bölgesel istikrarda milli birlik ve beraberliğin hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Türkiye’nin diplomasi ve iç tutumuyla bölgesel barışın güç kazanacağına inandığını belirtti.
Siyasi atmosferde yaşanan gelişmelere de değinen Bahçeli, muhalefetin yasal ve demokratik yolları kullanması gerektiği halde meclise yönelik tutumların eleştirilmesiyle, demokratik süreçlerin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca, yeni atanan bakanların yemin töreninde yaşanan olumsuz görüntülerin kabul edilemez olduğunu ve bu olayların millet iradesine gölge düşürmemesi gerektiğini belirtti. Son olarak, Türkiyenin büyük hedefleri ve Türk milletinin birlik beraberliğinin önemine vurgu yaparak, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” yolunda kararlı adımlar atmaya devam edeceğimizi sözlerine ekledi.