Meksika'da El Mencho'nun ölmesi bölgedeki kartel savaşlarını kızıştırdı ve ülkede güvenlik krizini derinleştirdi. Jalisco Yeni Nesil Karteli lideri El Mencho’nun öldürülmesi sonrası ortaya çıkan kaos, uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçun sınırlarını aştı. Birçok eyalette yol kapatma ve kundaklama olayları arttı. Bu şiddet sarmalında, toplamda 70’den fazla kişinin yaşamını yitirdiği bildiriliyor. Uzmanlar, bu gelişmenin karteller arasındaki rekabeti yeni bir seviyeye taşıdığına dikkat çekiyor.
Latin Amerika'daki kartel şiddeti, zayıf devlet yapıları ve küresel uyuşturucu talebinin sonucu olarak yükseliyor. Dr. Canan Tercan’a göre, El Mencho’nun ölümü, çatışmaları artırırken, kartellerin limanlar, sınırlar ve yerel yönetimler üzerinde kontrol kurmaya çalıştığını gösteriyor. CJNG’nin küresel faaliyetleri, limanlar ve sınır geçişleri üzerinde büyük etki yaratıyor. Bu güç mücadelesi, sadece bölgesel değil, küresel bir suç ekonomisi yapısına evrildi.
1960'lardan itibaren Latin Amerika'da ortaya çıkan karteller, zayıflayan devlet yapıları ve artan küresel talep sayesinde güç kazandı. Kolombiya'daki kokain trafiğiyle yükselen karteller, 1990'larda Meksika’ya kaydı ve Sinaloa Karteli gibi yapılar bu pazarı kontrol etti. 2009’da kurulan CJNG, daha militarize ve agresif bir model benimseyerek, limanlar, silah ve insan kaçakçılığı gibi alanlarda faaliyet gösteriyor. Bu yapıların yerel yönetimleri de kontrol altına alma çabaları, bölgede uzun süreli istikrarsızlığa yol açtı.
Meksika’da birkaç büyük kartel ve bölgesel suç örgütü faaliyet gösteriyor. ABD’nin CJNG’yi terör örgütü olarak sınıflandırması ve yüksek teçhizat seviyeleri dikkat çekici. CJNG, yaklaşık 35 bin üyesiyle, askeri donanım ve yüksek kalibreli silahlarla donanmış durumda. El Mencho’nun ölümünün ardından, organizasyonun yeniden şekillenmesi ve şiddetin artması, bölgedeki güvenlik risklerini artırıyor.
ABD’nin Latin Amerika’daki politikaları, bölgedeki istikrarı sürdürebilmek ve ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla şekilleniyor. Plan Colombia gibi programlar, bölgede askeri ve ekonomik müdahaleler içeriyor. Ancak, uyuşturucu ve güvenlik sorunlarının çözülmediği, sadece coğrafyanın değiştiği ve yeni örgütlerin ortaya çıktığı görülüyor. ABD, Latin Amerika’da neo-kolonyal stratejilerle bölgedeki nüfuzunu artırmaya devam ediyor ve Meksika’daki gelişmeler, bu politikaların güncel yansıması olarak değerlendiriliyor.