Ölüm sebebinin aşırı doz uyku ilacı olduğu açıklanmış olsa da, Marilyn Monroe’nun ölümündeki gizemler sürüyor. Marilyn Monroe’nun ölümü, yıllardır çeşitli spekülasyonlara konu oluyor. İddialara göre, Monroe’nun ölümü sadece doğal bir trajedi değil, aynı zamanda CIA, mafya ve siyasi bağlantılarıyla ilgili daha derin sırlar içeriyor. Ayrıca, ünlü oyuncunun çocukluk travmaları ve psikolojik durumu, onun maddi ve manevi zorluklarını anlamada önemli ipuçları sunuyor.
Ünlü İngiliz psikoterapist Andrew Jamieson’un “Kanepede” adlı kitabında özellikle Marilyn Monroe’nun çocukluk dönemine dikkat çekiliyor. Jamieson’a göre, Monroe’nun annesiz ve babasız büyümesi, onun ilişkilerdeki aşırı arayışlarını ve trajediyi beraberinde getirdi. Güzelliğiyle parlayan Monroe’nun, anne ve babasının yokluğunun ona mitolojideki aşk tanrısı Eros’un yönlendirdiği yoğun duygular yaşatmaya zorladığı vurgulanıyor. Daily Mail de, Monroe’nun anne tarafından terk edilmesi, koruyucu aile deneyimleri ve sonunda gelen yalnızlık ve şüpheli ölümüyle ilgili detaylara değiniyor. Bu parçalanmış çocukluk öyküleri, ölümün ardındaki sır perdesini aralıyor.
Uzmanlar ayrıca, Monroe’nun çocukluk travmalarının, dünya genelinde önemli figürler olan Rusya Devlet Başkanı Putin’in Ukrayna’yla savaşını veya ünlü ressam Picasso’nun kadınlara davranışlarını anlamada da bir anahtar olabileceğini belirtiyor. Bu durum, trajik karakterlerin, yaşadıkları travmalarla şekillendiği görüşünü destekliyor.