Duruşmada gerilimi artıran olaylar ve sanıkların savunmaları adeta şok etkisi yarattı. Alaattin Kadayıfçıoğlu, silahın kazara ateşlendiğini ve yaşanan olay sırasında kendisinin hiçbir şekilde vurulmadığını iddia etti. Savunmasında, “Elim tetikte değildi, birinin vurulduğunu bile anlamadım. Keşke bana bir şey olsaydı da ona olmasaydı” dedi. Aynı zamanda Aleyna Kalaycıoğlu, olay günü köprüde gerçekleşen telefon görüşmelerinden bahsetti ve Kadayıfçıoğlu'nun silahı alıp sadece konuşmak istediğini öne sürdü. Kalaycıoğlu, “Sesleri duyunca silah sesi geldi ve ben yaşananları anlamaya çalıştım, suçlamaları kabul etmiyorum” ifadesini kullandı.
Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek davasını 13 Temmuz tarihine erteledi. Duruşma sırasında ise Vahap Canbay ile Kubilay Kaan Kundakçı ailesi arasında gerginlik çıktı. Canbay, ailesine karşı olan bazı iddialarını dile getirirken, Kundakçı ailesi ise olayın açık ve net bir şekilde aydınlatılmasını talep etti. İzzet Yıldızhan ise, kendisinin en mağdur olan taraf olduğunu ve itibarının sarsıldığını belirtti. Mahkeme, tüm bu gelişmeler ışığında kararını verdi ve duruşmayı sonlandırdı.