Dijital dönüşüm ve güven, araç kiralama sektörünün 2026 yılı stratejilerinde öne çıkıyor. Fırat Fidan konu hakkında yaptığı açıklamada sözlerini şöyle sürdürdü: Küresel pazara baktığımızda, sektörün büyüme ivmesini koruduğunu görüyoruz. Uluslararası pazar araştırma kuruluşları, küresel araç kiralama pazarının 2026'da yaklaşık 169 milyar dolara ulaşmasını öngörürken, sektörün 2026–2031 döneminde %10,36’lık bileşik yıllık büyüme oranıyla ilerleyeceğini tahmin ediyorlar. Bu veriler, araç kiralama hizmetlerinin global mobilitenin vazgeçilmez ve hızla gelişen bir parçası olduğunu gösteriyor.
Türkiye’de ise sektör artık olgun bir seviyeye ulaşmış durumda. TOKKDER ve NielsenIQ tarafından yayımlanan en güncel rapora göre, operasyonel araç kiralama sektörünün toplam değeri 314,7 milyar TL seviyesinde. Yönetilen filo ise 235 bin araç ile ciddi bir hacim oluşturuyor. Bu veriler, Türkiye'nin araç kiralama pazarında sadece bölgesel değil, Avrupa ile rekabet edebilir bir konuma geldiğini ortaya koyuyor.
İleri teknolojiler kullanımında Avrupa ve Kuzey Amerika önde olsa da, Türkiye’de dijital rezervasyon ve teslim süreçleri özellikle havalimanı operasyonlarında hızla gelişiyor. Şehir içi noktalarında ise yatırımlar devam ediyor. Bu gelişmeler, Türkiye pazarında dijital dönüşümün yavaş ama istikrarlı bir şekilde ilerlediğini ve önümüzdeki dönemlerde kullanıcı deneyiminin iyileşeceğini gösteriyor.
Yapay zeka ve otomasyon ise operasyonların hızını artırırken, sektörün gerçek farkını kullanıcı güveni ve şeffaflığı oluşturuyor. Fidan, “Hız değil, güven sektörün en önemli değeridir” diyerek sözlerini sürdürüyor. 2026’da öne çıkacak şirketlerin, teknolojiyi şeffaflık ve adil hizmetler için kullanması büyük önem taşıyor. Araç tedariki, finansman, bakım ve ikinci el değeri gibi konular ise stratejik denge gerektiriyor. Elektrikli ve hibrit araçların entegrasyonu ise geleceğin önemli parçası, ancak altyapı ve maliyet yönetimi başarıyı belirliyor.
Özetle, araç kiralama sektörü 2026’da teknolojik olgunlaşma ve fiyat yarışından uzaklaşarak, müşteri güvenini temel alan sürdürülebilir büyüme odaklı bir döneme girecek. Dijital altyapısını güçlendiren ve müşteri odaklı hizmet anlayışını benimseyen firmalar, kalıcı başarılar elde edecek. Bu süreçte tutarlılık, operasyonel disiplin ve müşteri memnuniyeti temel unsurlar olacak.