Küresel gübre ve enerji tedarikinde yaşanan kriz, dünya genelinde gıda güvenliği açısından ciddi tehditler oluşturuyor.ABD ve İsrail'in İran'a karşı yaptığı operasyonlar, Orta Doğu'daki askeri gerilimi artırırken, tarımsal girdi maliyetlerinde zincirleme bir artışa neden oldu. Gübre ve enerji hatlarındaki kesintiler, küresel tarım ürünleri ticaret rotalarını felç ederek 2022 Ukrayna krizinden dahi derin bir gıda şoku riski doğuruyor.
Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin durması, küresel nitratlı gübre arzının yüzde 38'ini ve fosfatlı gübre arzının yüzde 20'sini azaltırken, sevkiyatların durması dünya genelinde çiftliklerin gıda tedarikini ciddi şekilde etkiliyor. Bu durum, küresel gübre ve enerji tedarik zincirinin merkez üssü konumundaki Orta Doğu'da her geçen gün derinleşiyor. Uzmanlar, bölgeden yapılan yıllık 22 milyon ton üre ihracatının durmasının, toplam üretimin yaklaşık yüzde 46'sını etkilediğini belirtiyor.
Enerji fiyatlarındaki keskin yükseliş ise üretim maliyetlerini artırırken, üre ve amonyak gibi temel gübre ürünlerinin fiyatlarını dramatik biçimde yukarı çekti. Örneğin, ton başına üre fiyatı Mart ayına kadar yaklaşık yüzde 50 artarak 720 dolara yükseldi. Hindistan ve Çin gibi büyük tedarikçilerin yaşadığı aksamalar, küresel rekolte ve stok krizlerini derinleştiriyor. Uzmanlar, bölgedeki çatışmaların ve lojistik sorunların, sürdürülebilir tarım ve gıda arzını uzun vadede geri dönüşümsüz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Bu gelişmeler ışığında, küresel gıda sisteminin en önemli rotası olan Hürmüz Boğazı'nda diplomatik çözüm gerekliliği bir kez daha ön plana çıkarken, uzmanlar askeri çatışmaların sona ermesinin ardından bile normal seviyelere dönmenin aylar alabileceğini belirtiyor.