Kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması adına Türkiye’de gerçekleştirilen çalışmalar büyük bir önem taşıyor. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenen programda, 22 yıl önce çalınan Melek heykelinin iadesi ve diğer projeler detaylarıyla ele alındı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin kültürel varlıklarını koruma yönündeki kararlı mücadelesini ve yürütülen projeleri anlattı.
Bakan Ersoy, çatışma ve savaşların insanlık değerlerine aykırı olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin barış ve uzlaşmanın adresi olduğunu söyledi. Bu anlayışın, farklılıkları ayrıştırmak yerine hoşgörü ve birlikte yaşama kültürüyle güçlendiğine dikkati çekti. Bakan, aynı zamanda küresel bir yangının ortasında huzurun ve umudun limanı olarak Türkiye’nin uluslararası platformlarda ön plana çıktığını belirtti ve ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ idealine inançlarını dile getirdi.
Restorasyon ve bakım çalışmalarına da değinen Ersoy, 60 milyar lirayı aşan yatırımla Kız Kulesi, Galata Kulesi, Rami Kütüphanesi ve İzmir Tekel Binaları gibi tarihi yapıları bilimsel yöntemlerle yenilediklerini açıkladı. Bu projeler, kültürel mirasın korunması ve yeniden kazandırılması açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca, 33 milyondan fazla ziyaretçiyle Türkiye’nin müzecilikteki başarısı, kültür turizmine de büyük katkı sağlıyor.
Kültürel varlık kaçakçılığıyla mücadelede de ilerlemeler kaydedildi. 2002’den bu yana 13 bin 451 eserin iadesini sağladıklarını belirten Ersoy, bunlar arasında ünlü Marcus Aurelius heykelinin iadesi de bulunuyor. 2020-2025 döneminde toplam 1,3 milyon eserin yurda kazandırıldığını aktardı.
Türk arkeolojisinde yeni bir dönemi başlatan “Geleceğe Miras” projesiyle, 65 ilde 255 kazı çalışması yapıldığını ve 2026’ya kadar toplam 800 kazı alanında çalışmaların devam edeceğini söyledi. Ayrıca, 15 binin üzerinde eserin müzelere kazandırılması ve toplam desteğin 7,5 milyar liraya ulaşması projede önemli kilometre taşları oldu.
Gece müzeciliği uygulamasıyla yaklaşık 600 bin ziyaretçi ağırlayan 27 müze ve ören yerinde yeni deneyimler sunuluyor. Bakan Ersoy, önümüzdeki dönemlerde bu uygulamaları daha da yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirtti.
Son olarak, Ortodoks cemaatine ait Helebiliada’daki Aya Yorgi Manastırı’ndan alınan Melek Heykeli ve Çanakkale Gökçeada’daki ikonaların iadesi gibi örneklerle, kültürel hafızanın korunmasında hukuki süreçlerin ve diyalogların rolü vurgulandı. Taş Tepeler Projesi ve UNESCO listeye alınan yeni varlıklar ile Türkiye’nin arkeolojik ve kültürel zenginliği her geçen gün artarken, bölgesel projeler ve yenilikçi güvenlik sistemleriyle bu miraslar korunmaya devam ediyor. Ersoy, kültürel mirasın her kesimden insana ait olduğu ve bu hafıza ile geleceğin şekilleneceği mesajını verdi.