ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılan nükleer müzakerelerden memnun olmadığını ve görüşmelerin olumsuz gittiğini belirtti.26 Şubat'ta başlayan ve uluslararası ilişkilerin gündeminde yer alan diplomatik süreçte, İran'ın 'iyi niyetli ve açık' tutum sergilemediği öne sürüldü. Trump, İran'ın nükleer silah edinmesini önlemek için diplomatik çözüm arayışlarını sürdürüyor ancak taraflar arasında beklentilerin karşılanması konusunda anlaşmazlıklar devam ediyor.
Bu gelişmelerin ardından İsrail'in İran'a karşı önleyici operasyon başlattığı belirtildi. Saat 08.14 itibarıyla sirenler çalmaya başladı ve cep telefonlarına alarm gönderildi. Medya haberlerine göre, İran’a yönelik saldırı ABD ve İsrail tarafından ortak gerçekleştirildi. Trump da “İran’a yönelik büyük bir operasyon başlattık” sözleriyle bu iddiaları doğruladı. Diplomatik çabalarla birlikte artan askeri hareketlilik ve bölgedeki gelişmeler, piyasalarda jeopolitik riskleri artırdı.
İran ile yürütülen müzakerelerde temel anlaşmazlık, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını talep eden ABD ile Tahran’ın sınırlandırılmış sınırlamalar altında nükleer programını sürdürmesine izin vermesi konusunda yaşanıyor. Bu çatışma, Orta Doğu’da askeri varlığını artıran ABD’nin hareketlilik seviyesini de yükseltti. Uzmanlar, bölgedeki askeri konuşlandırmaların olası bir saldırı halinde küresel piyasalarda sert fiyat artışlarını tetikleyebileceğini söylüyor.
Uzmanlara göre, bölgedeki gerilimin tırmanması petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 10 artışa neden olabilir. Petrol fiyatları, şubat ayı sonunda yaklaşık %3 artışla 73,12 dolara çıkarken, Batı Teksas WTI tipi petrol ise yaklaşık 67,22 dolara yükseldi. Hürmüz Boğazı'nın kapanması halinde ise fiyatlar varil başına 150 dolara kadar çıkabilir ve küresel büyüme yüzde 1,5 oranında yavaşlayabilir. Altın ve gümüş de artış gösterirken, uzmanlar enerji altyapısına yapılacak olası saldırıların bunun etkisini artırabileceğine dikkat çekiyor.