Hürmüz Boğazı'nı kapatma kararı, enerji piyasalarında büyük sarsıntıya neden oldu. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun açıklamasıyla bölgenin en önemli enerji güzergahlarından Hürmüz Boğazı fiilen kapanırken, günlük yaklaşık 20 milyon varil petrolün uluslararası akışı durdu. Bu durum, global petrol ve petrokimya sektörlerini, ihracatçı ülkeleri ve enerji arz güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Alternatif güzergahların kapasitesi sınırlı olurken, bölgedeki alternatifler üzerinde hazırlıklar devam ediyor.
Uluslararası enerji uzmanları, Hürmüz'e alternatif olarak çeşitli boru hatları ve deniz yolları üzerinde çalışmalar yapıldığını belirtiyor. Suudi Arabistan ve BAE, yüksek kapasiteli boru hatlarıyla mevcut alternatifler geliştirmeye çalışırken, toplam kapasitenin günlük 3,5-5,5 milyon varil seviyelerinde kaldığı hesaplanıyor. Mısır ise, Süveyş Kanalı ve Boru Hattı projeleriyle yeni yol arayışlarında bulunuyor. Ancak, bu alternatiflerin toplam kapasitesi, Hürmüz Boğazı'nı tamamen karşılamaya yetmiyor ve kaya temelli riskler tarafından tehdit altında.
LNG sevkiyatında ise benzer kısıtlamalar söz konusu. Katar ve BAE, büyük LNG ihracatçıları olarak Hürmüz'den geçen hacimlerle piyasaya yön veriyor. Ancak, LNG taşımacılığında mevcut alternatifler çok sınırlı ve Katar'ın uzun süreli bir kesinti yaşaması, küresel gaz fiyatlarını etkileyebilir. Uzmanlar, doğal gazda alternatif güzergahların bulunmadığını ve bu durumun enerji piyasasında kırılma riskini artırdığını ifade ediyor.