Kongo Demokratik Cumhuriyeti hızla yayılan Ebola salgınıyla karşı karşıya, en az 131 kişi yaşamını yitirdi ve vaka sayısı 500'ü aştı.
Kongo Sağlık Bakanlığı, şu ana kadar 513 şüpheli vaka ve 131 ölüm kaydettiklerini açıkladı. Ancak, ölümlerden bazıları hastalıkla bağlantısı araştırılıyor. Vaka artışındaki ani yükseliş, salgının gerçek boyutuna dair endişeleri artırdı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, virüsün özellikle şehir merkezlerinde görülmesi, sağlık çalışanlarının ölüm oranları ve sınırlı tedavi imkanları nedeniyle salgının 'küresel halk sağlığı acil durumu' olduğunu belirtti. DSÖ, salgını uluslararası öneme sahip olarak sınıflandırdı.
Salgın, Ebola'nın nadir görülen Bundibugyo varyantı nedeniyle ortaya çıktı ve bu türe karşı aşı veya tedavi mevcut değil. İlk vakalar Bunia, Goma, Mongbwalu, Butembo ve Nyakunde gibi bölgelerde tespit edildi. Ayrıca, Uganda’da da Kongo’dan gelen kişilerde bir vaka ve ölüm kayıtlara geçti.
Yetkililer, salgının başlangıcını 24 Nisan’da Bunia’da bir ölümle duyurdu ancak erken tespit edilemeyen yanlış negatif testler salgının yayılımını hızlandırdı. Bu durumda hastalık birkaç hafta boyunca fark edilmeden yayılmış olabilir. Sağlık ekipleri ve yardım kuruluşları, salgının geç fark edilmesi nedeniyle kontrolü zorlaştırıyor.
DSÖ, artan vaka sayısı ve sağlık sistemi üzerindeki baskıyı dikkate alarak acil müdahale kapasitesini yükseltti. Bunia’da hastalık belirtileri gösteren bir ABD’li doktorun yanı sıra, aynı hastanede çalışan üç yardım personeli şu an semptom göstermiyor.
Unutmayın, Ebola kan, kusmuk ve vücut sıvılarıyla bulaşabilen, son derece ölümcül ve bulaşıcı bir hastalıktır. Geçmişteki salgınlarda cenaze ritüellerinin bulaşmayı artırdığı biliniyor. Bölgedeki güvenlik sorunları, altyapı eksiklikleri ve kitlesel yerinden edilme olayları, virüsle mücadeleyi güçleştiriyor. Ituri bölgesinde 273 binin üzerinde yerinden edilmiş kişi bulunuyor.