İnsanlığın sona ne kadar yaklaşıldığını simgeleyen Kıyamet Saati, 27 Ocak'ta yeniden güncellenerek önemli bir uyarı yapacak. Bulletin of the Atomic Scientists (BAS) tarafından yapılacak açıklama, Türkiye saatiyle 18.00’de canlı yayınla paylaşılacak. Geçen yıl gece yarısına yalnızca 89 saniye kalmış olan saat, bu yıl tekrar ileri alınabilir ve insanlığın yok olma riskine işaret eder hale gelebilir.
Kıyamet Saati ilk olarak Soğuk Savaş döneminde, ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki nükleer savaş riskini ölçmek amacıyla tasarlandı. Ancak günümüzde iklim değişikliği, yapay zekâ, biyoteknoloji ve silahlanma gibi karmaşık tehditler insanlığı aynı anda tehdit ediyor.
Uzmanlar, 27 Ocak’taki güncellemede saatin gece yarısına biraz daha yaklaşmasını bekliyor. Küresel durum ise oldukça kritik: İran ile ABD arasındaki gerilim yeniden yükseliyor, Rusya-Ukrayna savaşı henüz sona ermedi ve uluslararası çatışmalar tırmanıyor. Ayrıca, bazı gelişmelerin yeni askeri krizler çıkarması ihtimali de ciddi endişe yaratıyor.
Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Kampanyası (ICAN) politika direktörü Alicia Sanders-Zakre, nükleer silahların en büyük tehdit olduğunu vurgulayarak, “Saat en az bir saniye ileri alınabilir” dedi. Cambridge Üniversitesi’nden Dr. SJ Beard ise daha karamsar görüşte: Küresel güçler arasında bir nükleer çatışma ihtimalinin yüksek olduğunu ve saatin birkaç değil, dokuz saniye birden ilerleyebileceğini belirtti.
Yapay zekanın karar mekanizmalarına entegre edilmesi ve biyolojik silah geliştirme süreçlerinin kontrolsüzlükleri, insanlık üzerinde ek riskler oluşturuyor. Uzmanlar, bu yeni teknolojilerin krizleri hızlandırabileceği ve dünya düzenini tehdit edebileceği konusunda uyarıyorlar.
Kıyamet Saati, ilk kez 1947 yılında ABD’li sanatçı Martyl Langsdorf tarafından tasarlandı ve insan eliyle oluşabilecek felaketleri sembolize ediyor. Derginin ilk editörü Eugene Rabinowitch, saatin amacını “insanları korkutarak akla davet etmek” şeklinde açıklamıştı.