Sınır düzenlemesi, bölgedeki yaşamı ve vatandaşlık statüsünü köklü bir şekilde değiştirdi. Kırgızistan ile Özbekistan arasındaki son sınır anlaşması, harita üzerinde sadece bir sınır revizyonu olmaktan çıktı; yaklaşık 2.500 kişinin yaşamını, kimlik ve aidiyet duygusunu doğrudan etkileyen bir dönüşüm yarattı. Yapılan arazi takası sonucunda, önce Özbekistan’a bağlı olan Çongara ve Taş-Töpe köyleri, sakinleriyle birlikte Kırgızistan sınırları içine geçti. Bu gelişme, sadece teknik bir sınır meselesi olmaktan çıkıp, insanların yeni vatandaşlıklar ve idari düzenlemelerle yaşamlarını yeniden inşa etmesi anlamına geliyor.
Alagözov’un açıklamalarına göre, köylerde yaşayanlar büyük oranda Kırgız etnik kökenli olup, yeni kayıt işlemleriyle beraber vatandaşlık hakları verilecek. Bu düzenleme ile sınır hattındaki değişiklik, insanların yeni hukuki statüler kazanması ve günlük yaşamlarını ve aidiyet duygularını yeniden şekillendirmeleri açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca sınır takasının en dikkat çekici yönü ise, karşılıklı arazi değişimiyle sorunların çözülmesi oldu. Bu sayede, taraflar uzun süredir çözülemeyen sınır ihtilaflarını karşılıklı uzlaşıyla gidererek, dini ve ekonomik yaşamı kolaylaştıracak adımlar attı. Özellikle, Say köyünden Tayan köyüne uzanan yolun yapımı için 236 hektarlık arazi takası gerçekleştirildi ve bu gelişme Batken bölgesinde ulaşımı önemli ölçüde kolaylaştırdı.
Alagözov, sınır düzenlemesinin günlük yaşamda somut etkisini şöyle dile getirdi: “Allah nasip ederse, bundan böyle Batken halkı, Aydarken’den Batken’e ulaşmak için 225 kilometre dolaşmak zorunda kalmayacak. Say köyünden Tayan köyüne ve oradan Batken’e yaklaşık 55 kilometrelik bir güzergahı kullanabilecek.” Ayrıca, Kırgızistan’ın Kazakistan ile benzer sınır ve ulaşım konularını da masaya aldığını belirten Alagözov, Tokmok yakınlarında Kazakistan’a ait 800 metrelik yol kesiminin de eşdeğer arazi takasıyla çözülmesine çalıştıklarını ifade etti. Planlanan yeni güzergahın, Almatı Caddesi’nden başlayıp Kemin’e uzanan yaklaşık 150 kilometrelik ücretli bir otoyol olması hedefleniyor. Bu gelişmeler, bölgedeki sınır sorunlarının çözümüne ve bölgesel istikrarın güçlendirilmesine önemli katkılar sağlayacak gibi görünüyor. Sonuç olarak, sınır düzenlemesi yalnızca toprak üzerinde değil, insanların yaşam kalitesinde ve aidiyet duygusunda da köklü değişiklikler getiriyor.