İstanbul Beşiktaş'ta 2017 yılında başlayan kira mücadelesi, Türkiye'de kira hukuku alanında yeni tartışmaları gündeme getirdi. Kirasını düzenli ödeyen bir kiracı, ev sahibinin TÜFE artışını eksik yaptığı iddiasıyla karşı karşıya kaldı ve icra takibi başlatıldı. Ancak kiracı, borcunun olmadığını ve artışların sözleşmeye uygun olduğunu savundu. Mahkeme ise, kira sözleşmesinin 6. maddesindeki belirsizlik yüzünden kararını verdi ve tahliye kararı çıktı.
Mahkemenin, sözleşmenin belirsizliği nedeniyle kira artış oranını net bir şekilde belirleyememesi, Türkiye'deki milyonlarca kira sözleşmesini yeniden tartışmaya açtı. Söz konusu maddede, kira artış oranının TÜFE'ye göre yapılacağı belirtilmiş olsa da, artışın miktarı ve şekli net değil. Bu belirsizlik, özellikle düzenli ödeyen kiracıların hak kaybına uğramasına yol açıyor. Mahkeme, kira artış oranının açık ve tartışmaya kapalı şekilde belirlenmesi gerektiğine karar verdi.
2017'den 2024'e kadar kira bedeli 2 bin TL'den 15 bin TL'ye çıkan kiracı, tüm ödemelerine rağmen icra dosyasında borç tanımı yapılmadığını ve sözleşmedeki belirsizliğin haklı olduğunu gösterdi. Bunun yanı sıra, mahkeme, kira sözleşmesindeki artış oranlarının açık ve belirlenebilir olması gerektiği konusunda da önemli bir uyarı yaptı. Bu karar, hem kiracı hem de ev sahibi açısından yeni beklentiler ve hukuki sorumluluklar doğuracak nitelikte.