Türkiye'de son yıllarda ev sahipleri ile kiracılar arasında yaşanan anlaşmazlıklar mahkemeleri yoğunlaştırırken, İstanbul'dan gelen yasal bir karar kiracıların tahliyesinde önemli bir çıkış yolu sağladı.
İstanbul'da yaşayan ev sahibi, 1 Şubat 2023 tarihinde kira sözleşmesini aylık 9.500 TL bedelle kiraya verdi. Fakat kiracı, kira bedellerini düzenli ödemedi ve borcunu ödemek yerine oyaladı. Yasal yollara başvurularak Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nde takip başlatıldı.
Biriken 4 aylık kira borcu olan 90.000 TL nedeniyle 30 Eylül 2024'te ikinci tebligat yapıldı. Kiracı, borcunu ödemek istediğini belirttiği halde herhangi bir ödeme gerçekleşmedi. Bu durum, takiplerin kesinleşmesine ve taşınmaz ile banka hesaplarına haciz konmasına yol açtı. İkinci icra takibi ise 2 Aralık 2024'te tebliğ edilerek sonuçsuz kaldı.
Sürecin kritik noktası ise, kiracının aynı kira dönemi içinde iki haklı ihtar almasıydı. Türk Borçlar Kanunu'nun 352/2. maddesine dayanarak 7 Şubat 2025 tarihinde tahliye davası açıldı. Mahkeme, bilirkişi raporu ile sözleşmenin aylık 9.500 TL ve yıllık 114.000 TL olduğunu, kira ödemelerinin her ayın 1 ve 5. günleri arasında yapılması gerektiğini belirledi.
Bilirkişi raporu ve haklı ihtarların etkisiyle mahkeme, davayı kabul ederek hem kira alacaklarının faiziyle birlikte ödenmesine hem de taşınmazın tahliyesine karar verdi. Bu durumda, kiracıların kira ödememe durumunda iki haklı ihtar kullanarak tahliye sürecini hızlandırması mümkün hale geldi ve yasal avantajlar ortaya çıktı.
Bunun yanı sıra, doğrudan tahliye yerine icra takibi ve haklı ihtar kullanmanın, süreçleri ciddi ölçüde hızlandırdığını ve kiracıların yasal haklarını etkin biçimde kullanmasını sağladığını belirtmek önemli.