Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa’nın vali seçilmesi Kerkük’te Türkmen varlığının görmezden gelinemeyeceğini ve silinemeyeceğini yeniden ilan etmiştir. Bu atama, Türkmenlerin bölgedeki konumunu güçlendirmekte ve siyasi arenada elini daha da sağlamlaştırmaktadır. Kerkük'te sabırla ve kararlılıkla örülen süreç, bölgedeki Türkmenlerin haklarını savunan iradenin sonucudur. Türkiye’nin terörle mücadelesinin bölgeye getirdiği yeni düzen ise, Kerkük’te bölgenin nefes almasını sağlayacaktır.
Kibrin dışa vurumu avrupa politikalarında sürdürülebilirliğin yerine yüzeysel çıkar hesaplarının vazgeçilmez hale geldiğini ortaya koyuyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğini söylemiş, bu ifadeyle hem kibrin hem de çifte standardın dışa vurumunu sergilemiştir. Bu tutum, uluslararası alanda Ankara’ya karşı gösterilen iki yüzlülüğün açık bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Yüksek jeopolitik gerilimler ve çıkar odakları, bölgesel dengeleri yeniden şekillendiriyor.
Şayet Avrupa, adil ve rasyonel politikalar geliştirmezse; Türkiye’yi yalnızca çıkarlarına uygun zamanda kullanıp, rahat günlerinde göz ardı eden politika sürdürürse, bu durum Avrupa’ya ekonomik ve siyasi açıdan zarar verecektir. Ursula Hanım ve Avrupa’nın diğer liderlerine sesleniyorum; Türkiye, sadece zamanında değil, her zaman güçlü ve bağımsız bir aktördür. Bu nedenle Ankara’nın duruşu, bölgesel ve küresel dengeleri belirleyecek temel unsur olmaya devam edecektir.
Ne Brüksel, ne de Avrupa bürokrasisi, Türkiye’nin gelecekteki rotasını belirleyemez. Türkiye’nin Rusya, Çin, Türk dünyası ve İslam coğrafyasıyla kurduğu ilişkilerin sınırları, sadece milli çıkarlar ve ülke menfaatleri doğrultusunda biçimlenir. Türkiye, Avrupasız da devlettir, tarihidir, köklü kültürüdür ve bölgesel merkeziyetidir. Bu güç, bölgenin ve dünyanın bir gerçeğidir.
İşte bu noktada, Avrupa’nın hadsiz tavırlarına karşı duruş sergilemek lazım. Zihin altına sinmiş bu gaflet ve hadsizlikleri bertaraf etmek, çıkar odaklarına teslim olmamak ve ülkenin haklarını korumak bizim vazifemizdir. Türkiye, kimseye eyvallah etmeyen, kendi yolunu çizen ve belirleyen bir ülkedir. Bize gösterilmeye çalışılan yerler, sınırlar ve senaryolar, içselleştirilmiş korkuların ürünüdür. Bu oyunu bozmaya ve hakikatin sesi olmaya devam edeceğiz.