2005 yılından beri kayıp olan Gülcan ve Fatma Alıç kardeşlerin ölüm gizemi çözüldü. İl Emniyet Müdürlüğü’nün özel ekibi, aylardır süren çalışmalar sonucu kardeşlerin korkunç sonuna ulaştı.
Ailesinin 2024 yılında yaptığı başvurunun ardından başlatılan soruşturmada, Aylar süren incelemeler ve kazı çalışmaları sonunda kardeşlerin öldürülüp bir bağ evinin bahçesine gömüldüğü ortaya çıktı. Yapılan kazılarda, kardeşlere ait kemikler foundü.
Soruşturma kapsamında, 'Birden fazla kişiyi taammüden öldürme' suçlamasıyla Gülcan Alıç ve onun dini nikahla birlikte yaşadığı Behçet Yediminareli, kuzeni Mevlüt Doğan (61), Yüksel Kaba ve kız kardeşi Asiye Kaba mahkemeye çıkarıldı. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanıklar ve yakınlar hazır bulundu.
Mevlüt Doğan’ın savunması şaşırttı: “Para ve ev vaadiyle suçlandım, suçu Behçet yapıyor.” Duruşmada, Doğan suçlamaları reddetti ve emniyet ifadelerini kabul etmedi. Mahkeme başkanı, “İlk anlatımınızda neler olduğunu hatırlıyor musunuz?” sorusuna, “Para teklif etti, ev vaat etti. Olayı Behçet gerçekleştirdi,” yanıtını verdi. Doğan, ne yazık ki suçsuz olduğunu, suçu Behçet’in işlediğini iddia etti.
Behçet Yediminareli ise savunmasında Gülcan’ın dini nikahlı eşi olduğunu ve olay günü evden ayrıldığını, Gülcan ve Fatma’ya ait olaylara karışmadığını öne sürdü. Mahkeme başkanı, “Kaç eşin var?” diye sorduğunda, “Gülcan ve Yüksel,” diye cevap verdi. Ayrıca, cinayetleri itiraf eden mektubu mahkemeye sundu ve “Gülcan giderse onu bulduğum yerde öldürürüm” ifadeleri dikkat çekti.
Yediminareli’nin, ömür boyu hapisle yargılanan mahkumların ifadelerine ve kendi mektuplarına dayanarak, “İntikam almak için Gülcan’ı öldüreceğimi imzaladım,” dediği ortaya çıktı. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi ve duruşmayı erteledi.
Olayın detaylarıyla ilgili gelişmeler ve adli süreç, cinayetin sadece bir yargı süreci değil, aynı zamanda uzun ve karmaşık bir ailesel hesaplaşma hikayesi olduğunu gösteriyor.